KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2019/10286 E., 2019/13522 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Çocuk Mahkemesi
- Suçlar
- Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Yasa'nın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuk ... müdafinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'nın 317.maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz sebepleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlardan Bursa 1. Çocuk Mahkemesi’nin 06.11.2014 tarih, 2014/308 Esas ve 2014/734 Karar sayılı ilamına yönelik CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca ihbarda bulunulmasına karar verilmiş ise de; söz konusu ilamın temyize konu suç tarihinden sonra kesinleşmesi nedeni ile ihbar şartlarının oluşmaması,
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2019/10286, K. 2019/13522, 31 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama