KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2019/10900 E., 2019/15764 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
469 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suçların tarihine göre dosya görüşüldü;
Yakalama tutanağı, tutanak düzenleyen polislerin tanık olarak dinlenilmesi esnasındaki beyanları dikkate alındığında sanıkların yüzlerini kar maskesi ile kapatmış olduklarının anlaşılmış olmasına rağmen hırsızlık suçu bakımından TCK’nun 142/2-f maddesinin uygulanmaması sonuca etkili olmadığından ve mala zarar verme suçu bakımından sanığın babası tarafından tazmin edilen zararının ne zaman karşılandığı müştekiye sorulmadan sanık hakkında TCK’nun 168/1. maddesinin uygulanması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken TCK’nun 142/2-h maddesi uyarınca 6 yıl temel ceza belirlendikten sonra TCK’nun 143. maddesinin uygulanması esnasında ¼ oranında indirim yapılmış olduğunun yazılmasına karşın doğru şekilde ½ oranında artırım yapılarak cezanın 9 yıl olarak hesaplanması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu hususta karar verecek merci 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun'un 108. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5. fıkrası ile tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde koşullu salıvermeye ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir.
Bu nedenlerle denetimli serbestlik tedbirinin süresinin ve tedbirin ne şekilde uygulanacağının infaz aşamasında 5275 sayılı Kanun hükümleri uyarınca belirlenmesinin gerektiği gözetilerek 5237 sayılı TCK'nun 58. maddesinin 7. fıkrası gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken infazı kısıtlar biçimde bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
2)T.C. Anayasa Mahkemesinin, TCK'nun 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’in temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılıklar yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden, aynı Yasa'nın 322. maddesi uyarınca sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasından denetimli serbestlik süresi belirlenmesine ilişkin bölümün çıkarılmasına ve T.C.
Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk nedeniyle.
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2019/10900, K. 2019/15764, 10 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama