KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2019/13971 E., 2020/2427 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
493 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece sanıklar hakkında verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararların niteliği ile suçların tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
İş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümde TCK'nun 119/1-c maddesi ile cezada artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, kararın dayandığı gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanık ...’ın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakka konu olan cezanın 3 yıl 9 ay hapis cezası olduğu ve infazın bu miktar üzerinden yapılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, kazanılmış hak oluşturduğundan bahisle sanığın 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “Her ne kadar sanığın 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; kararın yalnızca sanıklar tarafından temyiz edildiği,
aleyhe temyiz olmadığı görülmekle sanığın eski kararımızdaki şekli ile yani 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına," cümlesinin çıkarılarak yerine "Sanık hakkında mahkememizin 27/10/2011 tarih, 2011/611 Esas ve 2011/1119 Karar sayılı kararı ile neticeden 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın sanık tarafından temyiz edildiği, aleyhe temyiz olmadığı,
sanık hakkında kazanılmış hak teşkil ettiği anlaşılmakla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca sanık hakkında hükmolunan 7 yıl 6 ay hapis cezasının 3 yıl 9 ay hapis cezası üzerinden infazına” cümlesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın katılanın işyerine tanınmasına engel olacak şekilde maske ile yüzünü kapatmak suretiyle girip hırsızlık yaptığının anlaşılması karşısında, eylemi 5237 sayılı TCK'nun 142/2-f maddesindeki suçu oluşturduğu halde, aynı Yasa'nın 142/1-b maddesi ile uygulama yapılması,
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2019/13971, K. 2020/2427, 19 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama