KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2019/14096 E., 2020/1078 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2020
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/143 Esas ve 2019/315 Karar sayılı ilamı ile hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı, sanığın CMK'nin 272. ve müteakip maddeleri uyarınca istinaf kanun yoluna başvurması üzerine; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 16/04/2019 tarihli, 2019/1410 Esas ve 2019/1148 Karar sayılı ilamı ile hırsızlık suçundan verilen “Esastan Ret” kararına karşı sanık tarafından usulüne uygun olarak açılan temyiz davası incelenip görüşüldü:
Suçtan zarar gören ve soruşturma aşamasında şikayetçi olduğunu belirten müşteki ...’ın kovuşturma aşamasında 5271 sayılı CMK'nin 234. maddesinde belirtilen davaya katılma ve diğer haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği,
Soruşturma aşamasındaki ifadesinde şikayetçi olduğunu belirten müşteki ...’ya duruşma gününü bildiren davetiye tebliğ edilmeden duruşmada hazır bulundurulması amacıyla kolluk görevlilerine müzekkere yazıldığı ancak müştekinin duruşmaya katılmadığı ve yokluğunda karar verildiği, anılan kararın da müştekinin bildirdiği en son adresine tebliğe çıkarıldığı fakat muhatabın adreste tanınmadığından bahisle tebligatın bila ikmal iade edilmesi üzerine aynı adrese Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca tebligat yapıldığı anlaşılmakta ise de.
Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğin usulüne uygun olarak yapılabilmesi için daha önce aynı adrese Kanun'un gösterdiği usullere göre bir tebligat yapılmış olması gerekmektedir. Aksi halde 35. maddeye göre tebligat yapılması mümkün değildir. Müştekinin soruşturma aşamasında bildirdiği adreste daha önce yapılmış herhangi bir tebligat bulunmadığından kendisine 7201 sayılı Kanun’un 35. maddeye göre yapılan tebligat işleminin usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında;
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2019/14096, K. 2020/1078, 21 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama