KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2019/580 E., 2019/4318 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık ...'un katılanın tarlasında ekili arpayı biçip satmak suretiyle hırsızladığı olayda, eyleminin TCK'nun 141/1. maddesinde düzenlenen suça uyduğu gözetilmeden, sanık hakkında aynı Kanun'un 142/1-e maddesinden düzenlenen suçtan hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
2-Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nun 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nun 7/2. maddesi uyarınca;
''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK'nun 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3-Sanığın tekerrüre esas alınan Gümüşhacıköy Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/61 Esas, 2014/114 Karar sayılı ilamda, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 106/1. maddesinde düzenlenen tehdit suçundan 6 ay 7 gün hapis ve aynı Kanun'un 86/2. maddesinde düzenlenen basit yaralama suçundan ise 5 ay hapis cezasına hükmedildiği, suç tarihinde tehdit suçunun uzlaşma kapsamında bulunmaması ve 5271 sayılı CMK'nun 253/3. maddesi gereğince, basit yaralama suçunun da tehdit suçu ile birlikte işlenmesi nedeniyle, sanığın üzerine atılı suçların tamamının uzlaşma kapsamında bulunmadığı.
TCK'nun 106/1-1. fıkrasında düzenlenen tehdit suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı, bu nedenle basit yaralama ve tehdit suçlarının uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla tekerrüre esas alınan bu ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak ayrıca tekerrüre esas alınacak başka ilam olup olmadığı da değerlendirilerek sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2019/580, K. 2019/4318, 1 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama