KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2019/7361 E., 2019/7196 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2019
- Mahkeme kararı
- Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11/02/2014 tarih,
Karar Metni
2.674 kelime·13 dk okuma·6 bölüm
2012/173 Esas ve 2014/162 Karar HÜKÜM : Mahkumiyet
SUÇLAR
Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçları ile sanık ... hakkında suça eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan yapılan yargılama sonucunda; sanıklar ..., ... ve ... hakkında ayrı ayrı 5237 sayılı TCK’nun 142/1-e ve 62. maddeleri gereğince netice olarak 1 yıl 8 ay hapis cezaları ile aynı Yasa'nın 116/1 ve 62. maddeleri uyarınca netice olarak 5 ay hapis cezalarına ve sanık ... hakkında aynı Yasa'nın 165 ve 62. maddeleri gereğince 3.000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezalarına ilişkin Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/02/2014 tarih, 2012/173 Esas ve 2014/162 Karar sayılı kararına ilişkin sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın temyizi üzerine;
Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 09/10/2018 tarih, 2016/10413 Esas ve 2018/12144 Karar sayılı kararıyla;
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Müştekinin apartmanın giriş kısmındaki merdiven boşluğuna park ettiği motosikletinin çalınması şeklinde gelişen olayda, sanıklar ... ve ...'ın eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nun 142/1-b maddesinde düzenlenen suça uyduğu gözetilmeden, aynı Kanun'un 142/1-e maddesi ile uygulamaların yapılması, sonuç ceza değişmediğinden; UYAP'tan alınan güneşin doğuş-batış çizelgesine göre, 08.01.2012 tarihinde güneşin saat 17.09'da battığı, 5237 sayılı TCK'nun 6/1-e maddesi uyarınca saat 18.09'dan sonraki zaman diliminin gece vakti olduğu, müştekinin beyanı ile sanık ... ve tanık ...'un ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde olayın gece vakti saat 20.30 ile 22.00 aralığında gerçekleştirildiğini anlaşılması karşısında; sanıklar ..., ... ve
... hakkında hırsızlık suçundan TCK'nun 143. maddesinin, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan ise 116/4. maddelerinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayinleri, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya kapsamına göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-İştirak halinde suç işleyen sanıklardan sarfına sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinin ayrı ayrı, ortak yapılan yargılama giderlerinin ise payları oranında alınmasına karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin eşit olarak alınmasına karar verilmek sureti ile 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması ayrıca sanıkların paylarına düşen yargılama giderlerinin 6352 sayılı Yasa'nın 100. maddesi ile CMK'nun 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olduğunun ve bu nedenle sanıklara yargılama gideri olarak yükletilmeyeceğinin gözetilmemesi,
2-T.C. Anayasa Mahkemesinin, TCK'nun 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden TCK'nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, T.C.
Anayasa Mahkemesinin, TCK'nun 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk nedeniyle; sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere ilişkin hüküm fıkralarından TCK'nın 53. maddenin uygulanmasına yönelik bölümlerin çıkartılması ile yerlerine "TCK'nun 53. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilmek suretiyle uygulanmasına" cümlesinin eklenmesi;
ayrıca hüküm fıkrasından yargılama giderlerine ilişkin kısım çıkartılarak yerine "Sanıkların paylarına düşen yargılama giderlerinin 6352 sayılı Yasa'nın 100. maddesi ile CMK'nun 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olması nedeniyle hazine üzerinde bırakılmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, karar verilmiştir.
İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 27/03/2019 tarih ve 2019/21480 sayılı yazısı ile;
ANLATIM VE TALEP
Müşteki ... 07/01/2012 tarihinde saat 20:30 sıralarında ikametinin giriş kısmında iç mekanda bıraktığı motorsikletin ertesi sabah yerinde olmadığını farkederek 08/01/2012 de saat 10:30 da emniyete müracaatta bulunmuştur. Aynı gün saat 13:13 te tutulan ihbar tutanağına göre ise.
Mekan Blok Tuğla Fabrikasının içinde işçilere ayrılan istirahat kısmında sahipsiz bir motorsikletin bulunduğu anlaşılmış, işçiler motorsikletin kendilerine ait olmadığını anlayınca söz konusu adreste "Terk edilmiş motorsiklet" bulunduğuna dair ihbarda bulunmuşlardır. Olay yerinde yapılan inceleme sonucunda söz konusu motorsikletin işçilerden ...'ın kaldığı bölmede bulunması ve o gün işe gelmediğinin anlaşılması üzerine kendisi ifade vermek üzere emniyete çağrılmıştır.
Emniyetteki ifadesinde. Oğlu ...'ın 15 gün önce cezaevinden çıktığını, Onun evini taşımak için traktör bulma amacıyla o gün sabah 08:00 de işyerinde kaldığı mekana geldiğinde söz konusu motorsikleti üzeri örtülü
olarak gördüğünü, konuyla ilgili olarak fabrika çavuşunu beklediğini, daha sonra traktör bulmak için fabrikadan ayrıldığını, gün içerisinde çavuş tarafından kendisine işyerinde bulunan motorsiklet ile ilgili ifade vermesi gerektiğinin iletildiğini ve yolda ifade vermeye giderken ...'a rastladığını, Sanığın motorsikleti kendisinin bıraktığını söyleyerek birlikte ifade vermeye geldiğini, buranın herkesin girip çıkabildiği bir yer olup bu motorsikletin bırakılması ile ilgili bir bilgisinin olmadığını söylemiştir.
Akabinde ifade veren sanık ... da aynı şekilde yolda sanık ...'ı gördüğünü ve ifade vermeye geldiğini duyunca üzüldüğü için onunla birlikte geldiğini beyan etmiştir. Bu aşamaya kadar ...'ın kendisi hakkında hiç bir şüphe bulunmadığı, Mehmet Akkuşaktan başka şüphelinin olmadığı, Sanık ...'ın kendi iradesi ve ihtiyariyle olayı aydınlatmak için ifade vermeye gittiği anlaşılmaktadır.
Bu ifadesinde ayrıntılı şekilde bir gece önce yaşananlar hakkında bilgi vermiş ve tüm soruşturma bu sanıktan alınan bilgi sayesinde yürütülmüştür.
Sanığın ayrıntılı ifadesinden özetle; bir önceki gece tanık İbrahim ile birlikte Bülent isimli kişinin işyerinde alkol aldıkları esnada ...'ın ısrarlı şekilde telefon ederek kendi ile görüşmek istediğini, daha sonra ... ve ...'ın söz konusu mekana geldiklerini, yanlarında bu motorsikletin de olduğunu, hatta 3. Bir kişi daha olduğunu ve onunla ...'ın arasında bir alışveriş olduğunu, kim olduğunu bilmediği 3. Kişinin ayrıldığını;
daha sonra önceden kendilerinde olan başka bir motorsikleti de alarak 3 kişi bu iki motorsiklete binmek suretiyle gittikleri sırada söz konusu çalıntı olduğu belirtilen motorsikletin arıza yapması nedeniyle sanıklar ... ve ...'ın babasının kaldığı işyerindeki istirahathaneye bıraktıklarını ve üstünü örttüklerini, buradan da Tanık İbrahim'in olduğu yere geri döndüklerini beyan etmiştir.
Hazırlık aşamasında dinlenen tanık İbrahim ...'ı destekler şekilde ayrıntılı beyanda bulunmuş, diğer iki sanığın yanlarında suça konu motorsiklet olduğu halde kendi yanlarına geldiğini ve sanıkların 3ünün beraber ayrılarak bir müddet sonra geri döndüklerini beyan etmiştir.
Bu beyanlar üzerine ... ve ... kaçak olduklarından dinlenmeden her 3 sanık hakkında Turgutlu C. Başsavcılığının 27/02/2012 gün 2012/237 nolu iddianamesiyle hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlamasıyla dava açılmış, baba ...'ın ise TCK'nun 165. maddesi uyarınca cezalandırılması istenilmiştir.
... ve ... bir süre kaçak olup yakalamalı olarak kovuşturma esnasında alınan ifadelerinde; ... hiç bir şeyden haber olmadığı yönünde inkarda bulunmuş, Ancak ... kovuşturma esnasındaki müteadit savunmalarında olayın ...'ın anlattığı gibi olduğunu, kendisinin bu motorsikleti başkasından aldığını, bu şahsın adının Tolga Damarcı olduğunu, hatta ...'tan borç para almak için o gece yanına gittiklerini de beyan etmiştir.
Gökhan Namık hiç bir aşamada sanık ...'ı yalanlamamış, aksi beyanda bulunmamıştır.
Sanık ... ise soruşturmada olayın sıcağı sıcağına verdiği beyanlardan dönerek kovuşturma aşamasında oğullarını bu suçlamadan kurtarmak istediği izlenimi yaratacak şekilde her ifadesinde öncekinden farklı beyanda bulunmuş, birbiriyle çelişik anlatımlarda bulunmuş, oğullarından Namık'ın suça katılımına dair Namık'ın kendisinin kabul ettiği kısmı dahi inkar etmiş, olayı görmediği anlaşıldığı halde yeni iddialar eklemiş ve dosyada adı hiç geçmediği ve şüpheli olmadığı halde kendi ihtiyariyle yanında gelip ifade veren ...'ı suçlayarak oğullarını olayla ilgisiz göstermeye çalıştığı şüphesi yaratmıştır.
Sanık ... kendisi ile ilgili hiç bir iddia ve şüphe bulunmadığı, kendi isminin asla geçmediği bir aşamada kendi ihtiyari ile emniyete giderek verdiği ifadenin doğruluğu konusunda olay gecesi yanlarında bulunan İbrahim şahitlik etmiş ve benzeri şekilde olayı anlatarak ...'ın beyanlarını desteklemiş; daha sonra yakalanan sanık ... da ...'ın ifadelerini birebir onaylamıştır.
Söz konusu olay tarihinden önce hırsızlık sabıkası bulunan sanık sadece Gökhan Namık olup Sanık ...'ın bu tarihten önce işlenmiş bir hırsızlık suçundan sabıkası bulunmamaktadır.
Yargılama sonucunda Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/02/2014 tarihli ve 2014/162 sayılı kararı ile Sanık ...'ın diğer sanıklarla birlikte TCK’nun 142/1-e , 62. maddesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası; TCK’nun 116/1, 62. maddesi gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
İTİRAZ NEDENLERİ
1-Her aşamada tutarlı ve birbiriyle örtüşen, olayın aydınlanmasını sağlayan, kendi hakkında hiç bir suçlama ve şüphe olmadığı halde kendi ihtiyariyle gelip ifade veren, tanık ve diğer sanık beyanlarıyla da örtüşen ve desteklenen ...'ın beyanları ile olayın aynı şekilde gerçekleştiğini beyan eden hazırlık tanığının ifadelerinin ne şekilde çürütüldüğünün izah edilmediği ve bu beyanları diğer sanık da doğruladığı halde neden itibar edilmediğinin açıklanmadığı;
2-Oğullarından Namık'ın kendi kabul ettiği eylemi dahi Gökhan'ın yaptığını söyleyerek oğullarını kurtarmaya çalıştığı izlenimi uyandıran ve hırsızlık eylemine dair gerçekte hiç bir bilgisi olmayan baba ...'ın değişen ve çelişen beyanlarından başka aleyhine delil olmayan ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçundan mahkumiyet kararı verildiği;
3-Sanığın ilk andan itibaren ayrıntılı ifadelerde bulunduğu ve devamında buna atıf yaptığı, yargılamada da ayrıntılı ifade verdiği halde sanık ... hakkında "Olay sırasında sarhoş olduğu ve hiç bir şey hatırlamadığı, motorsikleti 3 kişi bıraktıklarını söylediği şeklinde yanlış değerlendirme yapılarak veya diğer sanıkların ifadeleri ile karıştırılarak dosya içeriğiyle ve sanığın ifadeleri ile bağdaşmayan gerekçe kurulduğu;
4-Söz konusu içki içilen mekanın sahibi olduğu söylenen Bülent isimli kişinin tanık olarak dinlenmediği; keza aynı şekilde Gökhan Namık'ın ifadesinde geçen Tolga Damarcı isimli bir kişinin olup olmadığının araştırılmadığı;
5-Dosyadaki delil durumuna göre sanığın çalınmış motorsiklet geldikten sonra binip gezmesinden ibaret eyleminin TCK'nun 165. maddesindeki suçu oluşturup oluşturmayacağının tartışılmadığı anlaşılmakla, Sanık ... açısından itiraz yoluna başvurulması gerektiği düşünülmüştür.
SONUÇ VE İSTEM
Açıklanan gerekçelerle; "Dairenizin Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/02/2014 tarihli ve 2014/162 sayılı kararının onanmasına ilişkin 09/10/2018 gün ve 2016/10413-2018/12144 E.K sayılı kararının sanık ... yönünden kaldırılarak söz konusu hükmün eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle, sanık lehine deliller hiç değerlendirmeye alınmadan hüküm kurulması nedeniyle sanık lehine BOZULMASI, itiraz kabul edilmediği takdirde dava dosyasının itiraz incelemesi için, Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gönderilmesine karar verilmesi itirazen arz ve talep olunur." şeklinde istemde bulunulması üzerine dosya dairemize gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü;
İTİRAZIN KAPSAMI
Sanık ... hakkında, mağdur ...'ya yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet kararları verilmiş ise de; dosya kapsamındaki deliller itibarıyla eksik kovuşturmanın ve yetersiz gerekçenin olduğu, sanık lehine delillerin değerlendirmeye alınmadan hüküm kurulduğundan bahisle sanık ... yönünden, verilen düzeltilerek onama kararının kaldırılması talep edilmiştir.
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2019/7361, K. 2019/7196, 13 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama