KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2020/11266 E., 2020/6785 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2020
- Makeme kararı
- Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/11/2015 tarih, 2014/992 Esas ve 2015/841 Karar
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Suç
- Hırsızlık
Karar Metni
1.026 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan yapılan yargılama sonucunda; 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h, 43 ve 62. maddeleri gereğince 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezasına ilişkin Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/11/2015 tarih, 2014/992 Esas ve 2015/841 Karar sayılı kararına ilişkin sanık müdafinin temyizi üzerine;
Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 08/01/2020 tarih, 2019/10609 Esas ve 2020/399 Karar sayılı kararıyla;
Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık suçunda verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
14/05/2015 tarihli oturumda CMK'nun 106. maddesindeki hakları hatırlatılan sanığın yokluğunda verilen ve 21/05/2015 tarihinde MERNİS adresi ile aynı adres olarak bilinen en son adresine tebliğ edilen kararı, sanık müdafii 1412 sayılı CMUK'nun 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra 16/11/2015 tarihinde temyiz ettiğinden süresinde olmayan temyiz isteminin, aynı Kanun'un 317. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE, karar verilmiştir.
İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 21.02.2020 tarih ve 2015/391900 sayılı yazısı ile;
ANLATIM VE TALEP
" Sanık ... hakkında, Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/11/2015 gün ve 2014/992 Esas ve 2015/841 Karar sayılı ilamı ile hırsızlık suçundan TCK'nun 142/2-h, 43, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca, 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile mahkumiyetine hükmedilmiştir.
Sanığın yokluğunda verilen bu karar, sanığın mernis ve savunma sırasında bildirdiği adres olan "Adnan Menderes ..." adresine tebliğe çıkarılmış, adresinde bulunmayan sanığa 21/10/2015 tarihinde Tebligat Kanu'nun 21. maddesine göre tebligat yapılmıştır.
Mahkemesince, hükmün süresi içinde temyiz edilmediğinden 03/11/2015 tarihinde kesinleşme şerhi verilerek infaz aşamasına geçildikten sonra, sanık müdafisi Av. ... tarafından Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinden 09/11/2015 tarihli dilekçe ile sanığın 15/10/2015 tarihinde mernis adresini ".../Erzurum" adresine taşıdığı belirtilerek "İnfazın durdurulması ve usulsüz tebligatın iptali" talebinde bulunulmuştur.
Mahkemesince sanık müdafisinin talebi üzerine 10/11/2015 tarih ve 2014/992 Esas ve 2015/841 Karar sayılı Ek Kararla infazın durdurulmasına ve asıl kararın sanık müdafisine tebliğ edilmesine karar verilmiştir. Kararın sanık müdafisine 12/11/2015 tarihinde bizzat tebliğ edilmesinden sonra, sanık müdafisi tarafından 16/11/2015 tarihinde temyiz talebinde bulunulmuştur.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 05/09/2019 tarihli tebliğnamede, sanık müdafisinin 09/11/2015 tarihli infazın durdurulması istemiyle sanık hakkında vermiş olunan kararı öğrendiği kabul edilerek, bu istem aynı zamanda temyiz istemi olup temyiz süresinde kabul edilerek işin esası yönünden inceleme yapılmış ve sanık hakkındaki hükmün onanması istenmiştir.
Yüksek Dairenizce, 08/01/2020 tarih, 2019/10609 Esas ve 2020/399 Karar sayılı ilamla "Sanığın yokluğunda verilen ve 21/05/2015 tarihinde MERNİS adresi ile aynı adres olarak bilinen en son adresine tebliğ edilen kararı, sanık müdafii 1412 sayılı CMUK'nun 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra 16/11/2015 tarihinde temyiz ettiğinden süresinde olmayan temyiz isteminin reddine" karar verilmiştir.
Sanık müdafisinin 09/11/2015 tarihindeki eski hale getirme ve temyiz kabul edilen istemi üzerine Dairenizce, eski hale getirme kararı ile işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerektiği düşünüldüğünden CMK'nın 308. maddesi uyarınca itiraz yoluna başvurmak gerektiği belirtilmiştir.
İTİRAZ NEDENLERİ
"Sanığın sorgusunun yapıldığı adres ile mernis adresi aynı olup, gerekçeli kararın bu adrese tebliğe çıkartılmasında bir bir hata sözkonusu değilse de, tebliğ tarihinden önce sanığın mernis adresini başka bir yere taşımış ve bunu belgelendirmiş olması karşısında; 21/10/2015 tarihinde yapılan tebligatın geçersiz olduğunun kabulü gerekmektedir.
Sanık müdafisinin 09/11/2015 tarihli başvurusuyla hükümden haberdar olup, bu tarihteki başvurusu aynı zamanda eski hale getirme ve temyiz istemi niteliğindedir. Eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde bulunulması halinde, 5271 sayılı CMK'nin 42. maddesi uyarınca eski hale getirme isteğini inceleme yetkisi Yüksek Yargıtayın ilgili Dairesine aittir.
Sanık müdafisinin tebliğ tarihinden önce mernis adresinin değişmiş olmasına dayalı gerekçesi, eski hale getirme bakımından geçerli bir nedene dayanmaktadır.
Bu durumda, sanık müdafisinin 09/11/2015 tarihli başvuru tarihinin öğrenme tarihi kabul edilerek aynı tarihteki temyiz isteminin de süresinde olduğunun kabulünde zorunluluk bulunduğundan, eski hale getirme talebi kabul edilerek temyiz istemi hakkında işin esası yönünden bir karar verilmesi gerektiği düşünüldüğü" belirtilmiştir.
SONUÇ VE İSTEM
Açıklanan gerekçelerle; "İtirazın Kabulü ile Yüksek Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 08/01/2020 gün ve 2019/10609 (E), 2020/399 (K) sayılı ilamıyla ilgili olarak süresinde yapılmayan temyiz isteminin REDDİ kararının kaldırılarak, eski hale getirme kararıyla birlikte temyiz isteminin süresinde yapıldığının kabulüyle işin esası hakkında bir karar verilmesi, itirazın kabul edilmemesi halinde dosyanın Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurul Başkanlığına gönderilmesi, itirazen arz ve talep olunur." şeklinde istemde bulunulması üzerine dosya dairemize gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
İTİRAZIN KAPSAMI
Sanığa yapılan tebligatın geçerli olmaması nedeniyle temyizin süresinde yapıldığı kabul edilerek, dosyanın esastan incelenmesi gerekmesi nedeniyle Dairemizin temyizin süreden reddine ilişkin kararın değiştirilmesi talep edilmiştir.
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2020/11266, K. 2020/6785, 30 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama