KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2020/4 E., 2020/1547 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suçlar
- Hırsızlık, mala zarar verme
- Hüküm
- Mahkumiyet, istinaf başvurusunun esastan reddi
Karar Metni
492 kelime·2 dk okuma
Tokat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/335 Esas ve 2019/362 Karar sayılı ilamı ile hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine karşı, suça sürüklenen çocuk müdafiinin CMK'nin 272. ve müteakip maddeleri uyarınca istinaf kanun yoluna başvurması üzerine; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 12/09/2019 tarihli, 2019/3460 Esas, 2019/2144 Karar sayılı ilamı ile verilen “Esastan Ret” kararına karşı suça sürüklenen çocuk ... müdafii tarafından usulüne uygun olarak açılan temyiz davası incelenip görüşüldü:
I-Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan verilen karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK'nin 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizleri mümkün olmadığından;
Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nin 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan verilen karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki beyanlarında, akıl hastalığının bulunduğuna dair herhangi bir iddiasının bulunmadığı, uyku ilacı kullanması nedeniyle olayı hatırlamadığına ilişkin savunmasının ise TCK’nin 32/1-2. madde ve fıkraları uyarınca rapor aldırılmasını gerektirecek mahiyette bir beyan olmadığı değerlendirildiğinden;
ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20/11/2018 tarihli, 2016/6-986 Esas ve 2018/554 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, suç tarihinde 15-18 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesine göre sosyal inceleme raporunun aldırılması ya da aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesinin kararda gösterilmesinin gerektiği, Tokat 2. Asliye Ceza Mahkemesince sosyal inceleme raporunun aldırılmadığı fakat anılan raporun aldırılmamasının gerekçesinin “Suça sürüklenen çocuğun an itibariyle 17 yaşını doldurmuş olması,
mahkememizde gözlemlenen kişilik özellikleri, cezai sorumluluğunun tespit edilmiş olması ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında hakkında sosyal inceleme raporu alınmasının dosyaya herhangi bir katkı sağlamayacağı anlaşıldığından alınmamıştır.” şeklinde gösterilmesi, gerekçenin de yasal ve yeterli olması karşısında tebliğnamede hükmün bozulması istemini içeren düşünceye iştirak edilmemiştir.
Suç tarihi 21.05.2019 olmasına karşın gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 20.05.2019 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2020/4, K. 2020/1547, 4 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama