KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2006/1211 E., 2006/6392 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2006
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
478 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamında özetle, taraflardan taşınmazı ve öncesini iyi bilen yaşlı tanık göstermeleri istenmesi, gerek davacı ...’in ve gerekse katılan ...’ın dayandıkları tapu kayıtlar ilk tesislerinden itibaren iktisap sebepleri, miktarları, paydaş ve pay oranlarını gösterir şekilde intikalleri ile birlikte genel müdürlükten getirtilmeli, daha sonra önceki keşiflerde dinlenen bilirkişilerle tüm tespit bilirkişileri eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak dayanılan tapu kayıtları elverdiğince yaşlı üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığı ile gereği gibi uygulanmalı,
bilirkişilerce bilinmeyen sınır olduğunda tanıkların bilgisine başvurulması, her iki kaydın sınırında okunan ..., davacı ... tapusunun sınırında okunan bertal yerlerinin neresi olduğu bilirkişi ve tanıklara arazi üzerinde göstertilip krokisine işaret ettirilmeli, yine kayıtta yazılı büyük kavak’ın nerede olduğu ve harkın geçtiği yer aynı şekilde bilirkişi ve tanıklara göstertilip yerleri düzenlenecek krokiye aksettirilmeli,
bilirkişi ve tanıklardan taraf tapularında ortak sınır olarak gösterilen ...’ten dava dışı 123 ada 2 ve 125 ada 3 ve 4 nolu parsellere revizyon gören tapu kayıt malikleri arasında bulunan ... ağa hafitlerinden...oğlu ...’ün kastedilip kastedilmediği sorularak açıklığa kavuşturulmalı, dere ve harkın sınırları her yerde rastlanabilen doğal sınırlar olduğu gözetilerek ... yerinin kesin olarak 123 ada 2 ve 125 ada 3 ve 4 nolu parseller olduğunun belirlenmesi halinde kaydın taşınmaza uygun olduğu kabul edilerek tapulu yerlerde zilyetliğin mülkiyetin koşulu olmadığı düşünülmeli,
hangi nedenle ve ne şekilde dosyaya girdiği anlaşılamayan Mayıs 326 tarih 183 tapu ve intikale olan kayıtla Nisan 1326 daimi tarih cilt 1 sayfa 119 tapu kaydına dayanılıp dayanılmadığı ve yine davacı ve katılan ...’dan sorulup bu yöndeki beyanları imzaları ile belgelendirilmeli, kayıtların taşınmaza uymadığının anlaşılması durumunda taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim yada kimlerden kaldığı,
kimlerin zilyet ettikleri, zilyetliklerinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi bilirkişi ve tanıklardan olaylara da dayalı olarak ayrı, ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık oluştuğunda giderilmeli, taşınmazın doğusunda bulunan Munzur çayından sonra gelen komşu taşınmazların parsel numaraları krokisine işlettirilerek tutanakları ve tespitlerine esas alınan kayıtlar getirtilerek taşınmaz yönünü ne şekilde sınır okuduklarına bakılmalı, zilyetlikle ilgili olarak komşu parsel malik yada zilyetlerinin tanık sıfatı ile bilgilerine başvurulmalı, fen bilirkişisine yapılan keşif ve uygulamayı,
özellikle davacı ve katılan ...’ın dayandığı kayıtlardaki ... ile davacı ...’in dayandığı kayıtta yazılı bertal yerlerini aksettirir, izlemeye olanak verecek biçimde geniş kapsamlı raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2006/1211, K. 2006/6392, 10 Temmuz 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama