İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2006/3071 K.2006/5507

Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin verilen hüküm katılan davacı ... ve arkadaşları vekili ile davalı Hazine vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya…

Esas2006/3071Karar2006/5507Tarih15 Haziran 2006Okuma6 dk · 1.207 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2006/3071 E., 2006/5507 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Haziran 2006
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Davacı-davalılar
...
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.207 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin verilen hüküm katılan davacı ... ve arkadaşları vekili ile davalı Hazine vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Kadastro sırasında 23, 32, 33 parsel sayılı sırasıyla 338500, 93500 ve 46500 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydı, satınalma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı-davalı ... ve ... ... adlarına tesbit edilmiş, bilahare 20.1.1965 tarihli kadastro komisyon kararı uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek kadastro mahkemesine tevdiine karar verilmiştir.

Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı-davalı ... ile arkadaşları tarafından hasımsız olarak açılan tezyid-i dönüm davası ile aynı kişilerce aynı mahkemede hazine ve köy tüzel kişiliği aleyhine açılmış olan tescil davası kadastro mahkemesine aktarılmıştır. ... ... tapu kaydı ve irsen intikal, ... ve arkadaşları tapu kaydı ve irsen intikal, Fatma ... ve arkadaşları tapu kaydı ve irsen intikal nedeniyle davaya katılmışlardır.

Mahkemece katılan davacı ... ve arkadaşlarının davasının reddine, davacı ... ... ve arkadaşlarının davasının kısmen kabul, kısmen reddine, katılan davacı hazinenin davasının da kısmen kabul, kısmen reddine ve 23 nolu parselde. 4.10.2005 tarihli fen bilirkişi raporunda, parselin sonradan kamulaştırılması sonucu ifrazı ile oluşan ve mavi renkle gösterilen 19921 metrekare yüzölçümlü bölümün

1145 parsel numarası verilerek ... adına tapuya tescil edildiğinden bu bölüm hakkında karar verilmesine yer olmadığına, aynı krokide (A) harfi ile gösterilen 2500 metrekarelik bölümün hazine adına, aynı krokide ifraz sonucu 1144 parsel numarası alan 211.677 metrekare yüzölçümlü bölüm ile 1146 parsel numarası alan 105.669 metrekarelik bölümün aynı parsel numaraları altında Sulh Hukuk Mahkemesinin 1998/1320-1064 ve 2000/1079-1094 sayılı veraset ilamlarındaki payları oranında davacı ... ... ve müşterekleri adına, 32 nolu parselde;

aynı şekilde kamulaştırma ve ifraz ile oluşan ve mavi renkte gösterilen 3064,36 metrekarelik bölüm 1214 parsel numarası verilerek ... adına tapuya tescil edildiğinden bu bölüm hakkında karar verilmesine yer olmadığına, krokide 1213 parsel numarasını alan 47.001.01 metrekarelik bölüm ile 1215 parsel numarasını alan 41.297.21 metrekarelik bölümün aynı parsel numaraları altında ve yukarıda belirtilen veraset ilamlarındaki paylar oranında davacı ... ... ve müşterekleri adına, 33 nolu parselinde aynı veraset ilamlarındaki payları oranında davacı ... ... ve müşterekleri adına tapuya tescillerine karar verilmiş,

hüküm davacı-davalı ... mirasçıları vekili, katılan davacı ... ve arkadaşları vekili, ile davalı hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır.

Kadastro sırasında her üç taşınmaz tapu kaydına, satın alma ve zilyetliğe dayalı olarak ... ... ve ... ... adlarına tespit edilmiş, kadastro tespitinden sonraki tarihlerde açılan yüzölçümü artırılması ve tescil davaları görevsizlikle kadastro mahkemesine aktarılmıştır. ... ve arkadaşları tapu kaydına ve irsen intikale dayanarak, hazine ise taşınmazın sınırlarında mer’a ve taşlık alanlar bulunduğunu ve tespitin doğru olmadığı iddiaları ile davaya katılmışlardır.

Tespite esas alınan tapu kayıtlarından K.Sani 310 tarih 292 nolu kaydın 32, aynı tarih 293 nolu kaydın 33 ve keza aynı tarih 294 nolu kaydın ise 23 nolu parsele revizyon görmüşlerdir. Her üç kaydın maliki ... çocukları ... ve .... Mahkemece, tapu kayıtlarının revizyon gördükleri parsellere uygunluğu kabul edilmiş ise de, tapu kayıtlarının oluşturuluş tarihleri nazara alındığından 1950 doğumlu bir kimsenin bilirkişi olarak seçilmesi doğru değildir. Yol ve hark doğal

ve her yerde rastlanabilen sınırlar olduğuna göre 292 nolu tapu kaydının 32 nolu parsele uygunluğunun kabulü için..., 294 nolu tapu kaydının 23 nolu parsele aidiyetinin kabulü ile keza ...ve ... bulunduğu yerlerin arazi üzerinde belirlenmesi zorunludur. Yerel bilirkişinin bu sınırlarla ilgili bir bilgisi bulunmadığı gibi arazi üzerinde de yerleri saptanmamıştır. Dinlenen tanıklardan da bu sınırlarla ilgili olarak bilgileri sorulmamıştır.

Kaldı ki, tanıkların dahi doğum tarihlerine göre gerek kaydın sınırları ve gerekse taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim yada kimlerin zilyet ettiği ve zilyetliğin süresi ve sürdürülüş biçimi konularında yeterli bilgiye sahip oldukları söylenemez. Hal böyle olunca mahkemenin kayıtların taşınmaza ait olduğu yöndeki görüşüne katılma olanağı yoktur.

Tapu kayıtlarının kapsamları da yazılı sınırlarına ve eylemli durumda sınırda mer’a ve taşlık alanların bulunması karşısında yüzölçümüyle geçerli olup, kapsam tayini yoluna da gidilmemiştir.

Diğer taraftan kayıtların taşınmaza uyması halinde, ... mirasçılarının dayanmış oldukları 6.8.1938 tarihli senette satıcı olarak gözüken ..., namı diğeri ... ile tapu kayıtlarının maliki ...’ın aynı kişi olup olmadıkları ve bunun sonucu olarak sözü edilen senede bir değer verilip verilemeyeceği de üzerinde önemle durulması gereken bir husustur. ... oğlu ... ilgili olarak değişik tarihlerde alınan veraset ilamları birbiriyle ayniyet arzetmemektedir.

Ayrıca, bilirkişi ve tanıklardan senet satıcısı ... ile kayıt maliki ...’ın aynı kişi olup olmadıkları açıkça sorulmamış, bu arada sanet mümzileri olan ... ve ...’da dinlenilerek satıcı ...’ın kayıt maliki ... olup olmadığı keza sorulup açıklığa kavuşturulmamıştır.

Bunun yanında senetteki gerek pullar üzerine ve gerekse daha altı yazılan 6.8.1937 tarihlerinin yaşları ve sonradan atılıp atılmadıkları ve dolayısı ile senedin geçerli bir senet olup olmadığı üzerinde de durulmamış, tespit maliki ... mirasçılarının zilyetliklerine değer verilmeyişinin karar yerinde geçerli ve inandırıcı gerekçesi de gösterilmemiştir.

Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde, taraflardan taşınmazları ve öncesini iyi bilen hem aynı köyden ve hemde komşu köylerden olmak üzere elverdiğince yaşlı tanık gösterme-

leri istenmeli, dayanak tapu kayıtları örnekleri eklenerek ilk tesisinden itibaren intikalleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesi Başkanlığından getirtilmeli, daha sonra önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklarla hayatta bulunmaları halinde tüm tespit bilirkişileri ve de senet mümzileri huzurunda yerinde yeniden keşif yapılarak,

yine elverdiğince yaşlı kişilerden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla tapu kayıtların ve senidin uygulaması yapılarak taşınmaza ait olup olmadıkları, ait olmaları halinde kapsamları kesin olarak saptanmalı, bilirkişilere kayıtlarda yazılı sınırlar arazi üzerinde göstertilip düzenlenecek krokiye yerleri işaret ettirilmeli, bilirkişilerce bilinmeyen sınırlar yönünden tanıkların bilgisine başvurulmalı,

taşınmazları dıştan çevreleyen tüm komşu parsellerin kadastro tutanakları ile tespitlerine esas alınan kayıtlar getirtilip taşınmazlar yönünü ne şekilde sınır okuduklarına bakılarak bilirkişi ve tanık sözlerinin denetlenmesi yoluna gidilmeli, yukarıda da açıklandığı üzere tapuların kapsamlarının eylemli duruma ve yazılı sınırlarına göre yüzölçümleriyle geçerli olacağı düşünülmeli, tapu kayıtlarının uymaması yada taşınmazların bir bölümünün tapu kayıtları kapsamı dışında kalması halinde öncesinin mer’a yada Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup olmadığı, değilse kim yada kimlerden kaldığı,

kimleri zilyet ettikleri, zilyetliklerinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, tapu kayıtlarının taşınmazlara uygunluğunun belirlenmesi durumunda yeni bilirkişi ve tanıklardan senette satışı gözüken ... lakabıyla anılan ... oğlu ... ile tapuların maliki ... oğlu ...’ın aynı yada ayrı kişiler olup olmadıkları, Yaytaş köyünde ... ve namı diğeri ... isimli birden fazla kişinin yaşayıp yaşamadığı,

keza bilirkişi ve tanıklardan sorulup açıklığa kavuşturulmalı, bu arada senetteki tarihlerin yaşları ve hangi tarihte yazıldıkları konusunda gerektiğinde bu konuda ihtisas sahibi yada uzmanlığı olan kişi ve kurumlardan gerekçeli mütalaa alınmalı, 3402 S.K.Y.nın 25.m.de kadastro hakiminin kadastro davasına münhasır olmak üzere veraset uyuşmazlıklarını çözebileceği hükmü de nazara alınarak kayıt malik ...’ın mirasçılarının kimler olduğu araştırılmalı ve yine gerekirse taraflara ...'ın mirasçılarının belirlenmesi

için hasımlı veraset davaları açmaları için önel verilip dava açıldığı takdirde sonucu beklenmeli, senedin geçersiz yada sahte olduğunun anlaşılması durumunda tapu dışı satışın her türlü deliller kanıtlanabileceği husus da göz önünde bulundurulmalı, tespit maliklerinin ve de mirasçılarının zilyet olmaları halinde zilyetliklerinin süresi ve sürdürülüş biçimine göre tapunun hukuki değerlerini yetirip yitirmeyeceğinin karar yerinde tartışılması yapılmalı, bu kadar geniş bir arazinin 1950 yılları öncesinde hangi imkanlarla ve ne şekilde tasarruf ve zilyet edildiği de bilirkişi ve tanıklardan sorulmalı,

fen bilirkişisine yapılan uygulamayı ve kayıtlarda yazılı sınır yerlerini ve de keşfi izlemeye olanak verecek biçimde geniş kapsamlı raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davacı-davalı ... mirasçıları, katılan davacılar ... ve Hazinenin temyiz itirazları yerindedir kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere geri verilmesine 15.6.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2006/3071, K. 2006/5507, 15 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2006/3071
Karar No
2006/5507
Tarih
15 Haziran 2006

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2006/3071 K.2006/8783
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2006/3072 K.2006/4247
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2006/3072 K.2006/8784
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2006/3073 K.2006/8984
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2006/3074 K.2006/5029
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2006/3074 K.2006/4291

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.