KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2007/4594 E., 2008/1244 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2008
- Mahkemesi
- Alanya Asliye 1 . Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu Mevlüt aleyhine takip yaptıklarını borcu karşılayacak mal bulunamadığını bu nedenle borçlunun arsasını davalı ...’e satışına ilişkin tasarrufun iptalini ve taşınmaz üzerinde cebri icra hakkı tanınmasını İİK 277 vd maddelerine göre dava sübut bulmadığı takdirde muvazaa nedeniyle tasarrufun iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, satışın gerçek olduğunu tarafların birbirinin yakını ve arkadaşı olmadığını, bedelin tüm satışlarda farklı gösterildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalı usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve cevap vermemiştir.
Mahkemece, tasarrufun yapıldığı tarihin takip tarihinden önce olması ve davalı ...’in kötüniyetli olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptaline ilişkindir.
../...
-2- 2007/4594 2008/1244
Kural olarak tasarrufun iptal davasına konu olabilmesi için borcun doğumundan sonra yapılması gerekir. Somut olayda borç 20.9.2004 tanzim tarihli bono ile doğmuştur. Tasarruf ise 13.5.2005 tarihinde yapılmıştır. Açık ifade ile borç tasarruftan önce doğmuştur.
Borçlu ile davalı ... arasında yapılan resmi satış bedeli 27.000 YTL'dir. Bilirkişilerce tasaruf tarihi itibariyle belirlenen gerçek değer ise 155.000 YTL olup iki bedel arasında aşırı farkın bulunduğu açıktır. İİY'nın 278/2 maddesinde edimler arasında aşırı farkın bulunması halinde işlemin bağışlama hükmünde sayılacağı ve yapılan tasarrufun iptali tabi olduğu öngörülmüştür.
3. kişi tarafından taşınmazın tasarruf tarihindeki bilirkişilerce belirlenen gerçek değerinin ödendiğinin yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlanamadığı hallerde, 3. kişinin iyi niyet iddia da dinlenemez. Bu durumda takibe konu bononun tanzimi ile birlikte borcun doğduğu kabul edilerek delillerinde açıklandığı şekilde değerlendirilmesi ve sonucuna göre davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi reddine karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2007/4594, K. 2008/1244, 13 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama