KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2007/52 E., 2007/335 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalılardan ... ve arkadaşları vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı tapu kaydına ve kadastro öncesi sebebe dayanarak genel kadastro sonucunda davalılar adına oluşan tapu kaydının iptali ve tescil isteğiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve 25.11.2005 tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 330.35 metrekarelik bölümün davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm bu kısma yönelik olarak bir kısım davalılardan ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı,adına tesbit edilen 7 nolu parselin yüzölçümünün tapu miktarından az olup eksikliğin davaya konu 8 nolu parsel içerisinde ölçüldüğünü ileri sürerek dava açmış, davalılar ise davanın reddini savunmuşlardır. Gerek 7 ve gerekse 8 nolu parsellerin tesbitleri tapu kaydına dayalı olarak yapılmıştır. Tapu kayıtları birbirlerini sınır okumaktadır. Hal böyle olunca uyuşmazlık, ortak sınıra ilişkin bulunmaktadır.
Davanın devamı sırasında 8 nolu parselin maliklerinden ... ve arkadaşlarının terzi oğlu Turuzim Yatırım İt.İh.A.Şve ... ’yi hasım göstererek 30.4.2004 tarihinde Asliye Mahkemesinde açmış oldukları müdahalenin men’i ve kal davasının(mahkemenin 2004/89 esasında kayıtlı) halen derdest bulunduğu getirtilen dosyasının incelenmesinden anlaşılmaktadır.Eldeki davada yapılan keşif sonunda düzenlenen bilirkişi raporunda 8 nolu parselden 7 nolu parsele 333.35 metrekarelik bir tecavüzün söz konusu olduğu belirtilmesine karşın,
2004/89 sayılı dosya meyanında yapılan keşifte düzenlenen krokide de söz edilen yerin yüzölçümü 298.67 metrekare olarak ölçülmüştür. Hal böyle olunca davalardan birisi hakkında verilecek kararın diğerinin esasını etkilemesi kaçınılmaz olacaktır.
Bu durumda çelişik kararların çıkmasına meydan verilmemesi ve uygulamanın sıhhatı ve delillerin ona göre değerlendirilmesi bakımından davaların birleştirilerek görülüp sonuçlandırılması gerekir mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2007/52, K. 2007/335, 8 Şubat 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama