KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2008/121 E., 2008/2041 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait araca, davalıların malik ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı oldukları aracın tam kusurlu çarpması sonucu, maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini belirterek, hasar, değer kaybı, araç mahrumiyet bedeli ve tespit masrafı toplamı olan 4.510.00 YTL maddi tazminatın davalılardan, 1.500.00 YTL manevi tazminatın ise davalı ...’dan kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı ...,davanın reddini istemiştir.
Davalı Finans Sigorta A.Ş. vekili, müvekkili şirket sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, değer kaybı ve kazanç kaybının poliçe teminat kapsamı dışında kaldığını ve davadan önce temerrüde düşürülmediklerini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 3.914.00 YTL maddi tazminatın (davalı ...’dan kaza tarihinden ve davalı ... şirketinden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) davalılardan müteselsilen tahsiline, fazla isteğin reddine karar verilmiş, hüküm davalı ...tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle ceza yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporundaki kusur dağılımının oluşa ve dosya içeriğine uygun bulunması sebebiyle, mahkemece benimsenerek hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı ...’ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
HUMK’nun 275. ve takip eden maddeleri uyarınca, çözümü özel ve teknik bilgiye dayanan konularda ihtisas sahibi kişilerin vereceği rapor esas alınarak hüküm kurulması gerekir. Sonucu açık ve belli durumları ayrı olmak üzere, trafik kazalarında hasar miktarının tespiti de uzman bilirkişi aracılığıyla belirlenmelidir. Bu durumda, uzman olmayan kaportacı bilirkişiden hasar konusunda alınan tespit raporuna dayanılarak hüküm kurulması doğru değildir. Mahkemece yapılacak iş, duruşmada dinlenen makine mühendisi bilirkişi Murat Kort’tan hasar yönünden ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak, varılacak uygun sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2008/121, K. 2008/2041, 21 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama