KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2008/1461 E., 2008/2903 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın tam kusurlu çarparak hasara neden olduğunu sigortalısına ödenen 687YTL'nin tahsili için başlatılan icra takibinin davalıların itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı Mustafa Güvenç duruşmada, hasar bedelinin kendi sigortasından alınması gerektiğini savunmuştur. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, 3 aylık süre içinde yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın HUMK'nun 409. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmişse de varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. İİK'nun 194. maddesi gereğince iflas masasına giren mal ve haklarla ilgili tüm hukuk davaları ikinci alacaklar toplantısının 10 gün sonrasına kadar durdurulur. Davacı vekili bu durumu faksla gönderdiği dilekçe ile mahkemeye bildirmiştir.
Mahkemece faksla dilekçe gönderilemeyeceğinden bahisle ve taraflar duruşmaya gelmedi-ğinden dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Biran için faksla gönderilen dilekçeye göre işlem yapılıp yapılmayacağı üzerinde tereddüt oluşsa bile ancak dilekçeyi davacı vekilinin göndermiş bulunması ve davacı şirketin iflasına ilişkin verilen kararın mahkemesi ile esas ve karar numarasının da bildirildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda iflas eden şirketle ilgili bütün davaların yasal olarak işlemlerinin durdurulması gerektiği düşünülebilir. Mahkemece ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına kadar davanın durdurulmasına karar verilmesi gerektiği halde yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2008/1461, K. 2008/2903, 2 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama