KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2008/2129 E., 2008/3870 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıya ait olup, müvekkili şirkete trafik sigortalı aracın 3. kişinin aracına çarparak hasar verdiğini, olay sırasında davalı sürücünün alkollü olduğunu açıklayarak, karşı ... için ödenen tazminattan davalı tarafından ödenen miktar düşüldükten sonra, bakiye 4.488,00 YTL'nın ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile 4.488,00 YTL tazminatın ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları`nın B.4/d maddesi hükmü gereğince, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle, sürücünün münhasıran alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasına gerektirmez.
Bu durumda mahkemece nöroloji uzmanı olan tabip ve trafik uzmanının da içinde bulunduğu bilirkişi kurulundan yeniden rapor alınarak, davalının kusurlu hareketinin (salt) alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediği, başka unsurların da olayın meydana gelmesinde etkisi olup olmadığı tesbit edilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2008/2129, K. 2008/3870, 10 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama