KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2008/2264 E., 2008/5410 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı ... plakalı aracın, davalıya ait ... plakalı aracın çarpması sonucu hasarlandığını, davalının trafik sigortasından 2.000,00 YTL tahsil edildikten sonra kalan 5.296,71 YTL’nin 03.02.2005 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili zamanaşımı def’inde bulunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; varılan sonuç dosya içerisindeki delillere uygun düşmemektedir. Şöyle ki, söz konusu trafik kazası 29.11.2002 tarihinde meydana gelmiş ve hasar bedelinin rücuen tazmini için davacı sigortaca yasal süresinde ve 03.07.2003 tarihinde davalı aleyhine icra takibine geçilmiştir.İcra dosyasında davalıya çıkarılan ödeme emri önce tebliğ edilemeyerek iade olunmuş, sonrasında yapılan adres araştırmaları sonucunda davalının adresi 21.02.2005 tarihinde tesbit olunarak, ödeme emri davalı borçluya 15.06.2005 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı vekili tarafından yasal süre içinde 21.06.2005 tarihinde borca
itiraz dilekçesi verilmiştir. Borçlar Kanununun 136/2. maddesine göre icra takitabında müruru zaman, takibe müteallik her muameleden itibaren yeniden işlemeye başlayacaktır. İcra takibi ile zamanaşımı süresi kesilmiş olduğu gibi, eldeki dava da takibin durduğu tarihten itibaren yasal süresi içinde açılmıştır. Buna göre, dava zamanaşımı süresi içerisinde açılmış olduğundan yargılamaya devamla varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2008/2264, K. 2008/5410, 20 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama