KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2008/2972 E., 2008/4434 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, 6.150.YTL tazminatın tahsili için yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına %40 tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre İzmir 23.İcra Müdürlüğünün 2007/9073 esas takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 6.150.YTL asıl alacak üzerinden yürütülmesine, birikmiş faiz olmadığına, icra inkar tazminatı takdirine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-HUMK.nun 275. ve devamı maddelerine göre, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, mahkemece uzman bilirkişinin oy ve görüşüne başvurulması zorunludur. Dava konusu trafik kazasında tarafların kusur oranlarının tesbiti uzmanlığı gerektiren konulardandır. Uzman olduğu
anlaşılamayan trafik polisinden alınan ve hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmayan rapora göre karar verilmesi doğru görülmemiştir. Mahkemece davalı tarafın itirazları da gözetilerek konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiden kaza tesbit tutanağı, araçların seyir yönleri, çarpışma noktası araçların hızı ve hasarlı bölümleri tanık beyanları gibi deliller değerlendiren gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2008/2972, K. 2008/4434, 7 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama