KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2008/3922 E., 2009/1480 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Davalılar
- ..., ..., ......
Karar Metni
587 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 17.3.2009 Salı günü davacı ... vekili Avukat ... ile davalı ... ve ... vekili Avukat ... geldiler. Davalı ... Uşak tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı ve davalılar ..., ... vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ...'ın alacaklısından mal kaçırmak amacıyla ... Mahallesi 768 ada 29 parsel C Blok 2.kat 4 ve 5 nolu bağımsız bölümleri 4.4.2005 tarihinde kızı davalı ...'a, ... Süreyya'nın da aynı taşınmazları 1.8.2005 tarihinde akrabası davalı ...'a sattığını belirterek tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili tasarrufun borçtan önce yapıldığını, senedin tanzim tarihinin sonradan doldurulduğunu, borçlu ve ailesine ait borçların bir kısmının davalı ... tarafından ödendiğini, taşınmazın ...'a 240.000.00 YTL'sına satıldığını, satış bedelinin 140.000.00 YTL'sının borçlunun eşi ve oğluna ait borçların ... tarafından ödendiğinden borça mahsuben 100.000.00. YTL.'sının da banka kredisi ile kendilerine ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, dava konusu taşınmazın alacağa mahsuben ve üstüne para ödenmek suretiyle iyiniyetle
alındığını müvekkilinin davalı borçlu ve ailesi için kefil olduğu borçlar nedeniyle 103.055.00 YTL. ödeme yaptığını, dava konusu taşınmazın davalı ...'e miras hissesi karşılığı verildiğini, ... tarafından da annesinin borçları nedeniyle müvekkiline satıldığını, borçlu hakkında aciz belgesi sunulmadığını belirterek davanın reddini istemiş, 12.5.2006 tarihli dilekçesiyle 24.10.2005 tarihli cevap dilekçesini ıslah ederek takip konusu borcun davacı ile davalı ...'nın oğlu arasındaki hayvan ticaretine bağlı olduğunu, davacının asıl borçlu ... yerine kefil ...'nın mallarına yöneldiğini, sattığı hayvanları haczettirmiyerek kötü niyetli olduğunu,
davalılar arasındaki akrabalığın 278/2 madde kapsamında olmadığını, tasarrufların takipten önce yapıldığını, müvekkilin davalı borçlu ve eşine kefil olduğunu, borçlunun ve eşinin aciz halinde olmadığını, iyi niyetli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma toplanan delillere göre davalı ...'ın kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından hakkındaki davanın reddine, davalı borçlu ... ile kızı... arasında yapılan dava konusu tasarrufun tarafların baba-kız olması ve devrin düşük bedelle yapılması nedeniyle iptaline, İİK.nun 283/2 madde gereğince 135.000.00.YTL. tazminatın takip konusu alacağı geçmemek kaydı ile (takibin yargılama aşamasında varsa ödemelerine göre) davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK. 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Borçlu ile hukuki işlemde bulunan kişi, borçludan aldığı malı üçüncü kişiye devretmişse, alacaklı kötüniyetli üçüncü kişiye karşı İİK. 282 madde gereğince iptal davası açabilir. Buradaki kötüniyetli "üçüncü kişi" iptal davasına konu malı borçlunun alacaklısından mal kaçırmak amacıyla temlik ettiğini bilen veya bilmesi gereken cüz'i haleflerdir. Kötüniyetin ispatı davacı alacaklıya aittir. İptal davası iyiniyetli üçüncü kişilerin haklarını etkilemez.
Somut olayda davalı ... aleyhine açılan dava köyüniyeti ispatlanamadığından reddedilmiştir.
Ancak varılan sonuç dosyadaki delillere uygun düşmemektedir. Davalı ... borçlunun eşinin amcasının oğlu, borçlu ile çiftlik komşusu ve ayrıca borçlu ve ailesinin ... Kooperatifinden (2005/487 -849-855... takip dosyaları) kullandığı kredilerin kefili ve takip borçlusudur. Dava konusu taşınmazların da alacağına mahsuben devri mutad ödeme sayılmadığından iptale tabidir. İİK.
280/1 maddeye göre malvarlığı borçlarına yetmeyen borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edileceği hükme bağlanmıştır.
Mevcut delillerden davalı ...'ın borçlunun durumunu bilebilecek kişilerden olduğu ve bunun aksinin de davalı ... tarafından ispatlanamadığı anlaşıldığından hakkındaki davanın kabulü gerekirken reddedilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2008/3922, K. 2009/1480, 17 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama