KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2008/4766 E., 2009/1676 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesiyle, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada ölenin desteklerine ödedikleri tazminatın rücuen tahsiline dair yaptıkları icra takibine, davalının itiraz ederek takibi durdurduğunu açıklayıp, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 dan az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle, aracı kazadan önce haricen sattıklarını ve işleten sıfatları bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davalının işleten sıfatı bulunmadığından davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, ... kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin itirazın iptali davasıdır.
29.3.2003 tarihli harici satış sözleşmesi ile davalı adına kayıtlı ... plakalı aracı 1.725 YTL ye ...’ ye satılıp devredilmiş, kaza da 5.8.2003 tarihinde meydana gelmiştir. 2918 sayılı ... ... Kanununun 20/d maddesine göre, trafikte kayıtlı motorlu araçların
noterlerce yapılmayan her çeşit satış ve devirleri geçersizdir. Bu durumda, tarafların delilleri toplanıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2008/4766, K. 2009/1676, 23 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama