KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2008/855 E., 2008/2404 K.·-y Argıtayilamı –
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılardan ...’ün müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibinde borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak kendisi tarafından inşa edilip gerçekte kendisine ait 3 adet daireyi resmi nikahsız olarak birlikte yaşadığı diğer davalı adına tescil ettirdiğini öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece İİK.nun 278/2 maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-İİK.nun 284. maddesinde ifade edildiği gibi iptal davası hakkı batıl tasarrufufn vukuu tarihinden itibaren 5 yıl geçmekle düşer. Bu süre yasadan doğan hak düşürücü nitelikte bir süredir. Somut olayda 366 ada 13 nolu pardseldeki 4 ve 6 numaralı taşınmazlar 27.9.2000 tarihinde davalı Ayşe Cengiz'e satılmıştır. Dava 7.4.2006 tarihinde açılmıştır. Bu hale göre yukarda sözü edilen taşınmazlar yönünden davanın İİK.nun 284. maddesinde yazılı hak düşürücü süreye dayalı olarak reddedilmesi gerekirdi. Mahkemece tasarrufuların haciz tarihinden geriye doğru 2 yıl içinde kalan zaman içinde yapılmadığı düşüncesiyle dava
rededilmiştir. Mahkemenin açıklanan gerekçesine katılmak mümkün değilse de sonucu itibariyle doğru olan kararın onanması gerekmiştir.
2-366 ada 13 nolu parseldeki 7 nolu meskenin satış yönünden söz konusu mesken 29.8.2002 tarihinde ...'e satılmıştır. Davacı taraf talebinde söz konusu taşınmazın borçlu ... ile sözleşme yapan karşı taraf arasındaki sözleşmeden doğan hakkı itibrayile ...'e ait olması gerektiği ancak taşınmaz tapusunun ...adına tesis edildiğini ...'in...'in nikahsız eşi olduğunu öne sürmüştür. Bu durumda sözü edilen parsel yönünden tarafların delilleri toplanmalı, ... ile ayşe Cengiz'in nikahsız evlilik hayatı yaşayıp yasamadıklarıda araştırılmalı, tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2008/855, K. 2008/2404, 6 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama