KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/10011 E., 2010/3615 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, yabancı plakalı ve Fransa’da sigortalanmış olan araç ile müvekkillerinin murisine ait aracın karıştıkları kazada, kendi araçlarının pert olduğunu ve hasar bedeli 3.450,00 TL zararın davalı tarafça ödenmediğini, tahsili için başlatılan takibe de itiraz edildiğini ileri sürerek, icra takibine yapılan itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, icra takibine itirazın iptali ile asıl alacağa takip tarihinden yasal faiz uygulanmasına ve asıl alacağın % 40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı kurum, Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunun Çalışma Esas ve Usulleri Hakkındaki 26.10.1991 gün ve 21033 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanın Yönetmeliğe göre kurulmuş olup, esasen Türkiye’deki bir sigortaya ait Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmayan yabancı araçların, anılan yönetmeliğin “Büronun Amacı” karşılığı 5. maddesinin 3. bendi kapsamında Türkiye’de neden oldukları zararları güvence altına almaktadır.
Bu durumda, davalı kurum esas itibarıyla trafik kazası sonucu oluşan gerçek zararları karşılamak amacına yönelik olarak kurulmuştur. Bu itibarla, davada istenilen tazminatın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşımadığı kuşkusuzdur.
Bu durum karşısında, İİK’nun 67. maddesi hükmündeki koşullar gerçekleşmediğinden, davacı tarafın icra inkar tazminat talebinin reddine karar vermek gerekirken, bu istemin kabulü doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden, kararın HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/10011, K. 2010/3615, 19 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama