KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/10062 E., 2010/5066 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2010
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, ... 14. İcra Müdürlüğünün 2008/2950 sayılı takip dosyasında, 4.6.2008 tarihinde müvekkilinin işyerinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, haciz yapılan işyerinde daha önceden borçlunun faaliyet gösterdiğini, mahcuzlarla borçlunun bir ilgisi bulunmadığını ileri sürerek haczin kaldırılması ile tazminat talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlunun haciz adresindeki faaliyetinin fiilen devam ettiğini, ödeme emrinin haciz adresinde borçluya bizzat tebliğ edildiğini, borçlu ile davacı şirket ortaklarının akraba olup aralarında organik bağ bulunduğunu savunarak davanın reddi ile icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, borçlunun haciz adresinde ticari faaliyetin halen devam ettirdiği, ödeme emrinin haciz adresinde borçluya tebliğ edildiği, borçlu ile davacı ortakları arasında organik bağ bulunduğu gerekçesiyle davanın reddi ile 3326,59 TL tazminatın davacıdan tahsili davalıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı 3.kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK.nun 97/13 maddesi uyarınca alacaklının bu dava dolayısıyla yararlanması geciken miktarın yani daha az olan takip konusu toplam alacak miktarı olan 7,098 TL.nin %40'ı oranında tazminata hükmedilmesi gerekirken mahkemece mahcuzların değeri olan 8.316,49 TL. üzerinden tazminata hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/10062, K. 2010/5066, 3 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama