KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2009/10442 E., 2010/3290 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi dışında davalı ..., süresi içinde ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı araca, davalılardan ...'ın maliki, ...'ın sevk ve idaresindeki aracın çarpması sonucu hasarlandığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere, 6.008,97 TL tazminatın 21.05.2007 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., kusura itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüyle, 4.550,00 TL'nin 21.05.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1.Mahkeme hükmü davalı ...'a 31.07.2009 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalının temyiz dilekçesi, H.U.M.K.nun 437.maddesinde öngörülen 8 günlük yasal süre geçirildikten sonra 12.08.2009 tarihinde temyiz defterine kaydedilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2.Davalı ...'ın temyiz itirazının incelenmesine gelince,
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ...'ın yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/10442, K. 2010/3290, 8 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama