KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2009/10484 E., 2010/1317 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalılardan ...’ın müvekkiline olan vergi borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında kamu alacağının tahsilini engellemek amacı ile kendisine ait taşınmazları kardeşi olan diğer davalı ...’a sattığını, öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalılardan ... davanın reddini istemiş, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalıların kardeş olması nedeniyle davanın kabulüne,ve tasarrufa konu 1357, 1358 ve 178 ada 4 nolu parsellerin satışına ilişkin tasarrufların iptaline,108 nolu parsel 3. kişiye satıldığından satış tarihindeki değeri olan 30.240.00 TL.nin davalı ...’dan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, borçlu ... ile 3. kişi ...’ın kardeş olmalarına, İ.İ.K.’nun 278/1 maddesi uyarınca kardeşler arasında yapılan ivazlı yada ivazsız tasarrufların bağışlama hükmünde sayılacağının öngörülmesine ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalıların diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak borçlu davalı ... tarafından kardeşi olan diğer davalı ...’a taşınmazların 1/2 payı satıldığı halde
taşınmazların tamamı satılmış gibi tasarrufun iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle alacaklı davacının alacak ve ferileri ile sınırlı olarak borçlu davalı ... tarafından diğer davalı ...’a satılan 1/2 pay ile ilgili tasarrufun iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere tasarrufun tamamının iptaline karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/10484, K. 2010/1317, 18 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama