KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2009/10692 E., 2010/3341 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2010
- Mahkemesi
- ... 1. Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu araçta meydana gelen kazada müvekkillerinin desteğinin öldüğünü, müvekkillerinin destekten yoksun kaldığını ileri sürerek, ıslahla birlikte toplam 45.890,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, limit ve kusurla sınırlı sorumlu olduklarını, talebin fazla olduğunu ve temerrüdün oluşmadığını savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve kusur durumuna göre, davanın kabulüne, anılan meblağın temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava trafik sigorta sözleşmesine dayalı destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davalı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olan Güneş Sigorta AŞ., KTK’nun 98/1, 99/1, TTK’nun 1299.maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B 2 (a) maddesi uyarınca kendisine olayın bilgi ve belgeleri ile birlikte başvurulmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir.
Somut olaya geldiğimizde davacı vekili fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak, zorunlu trafik sigortası kapsamında kalan maddi tazminatın faiziyle birlikte tahsilini istemiştir. Dava tarihinden önce davalı ... şirketi temerrüde düşürülmemiş olup, ıslah dilekçesi ile istenen miktar da dahil olmak üzere, davalı ... şirketinin sorumlu
olduğu miktara dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, ıslah edilen miktar yönünden ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru olmadığından bu nedenle kararın bozulması gerekir ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden, kararın HUMK’nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/10692, K. 2010/3341, 12 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama