KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2009/10723 E., 2010/4592 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
458 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Gaziantep 3. İcra Müdürlüğü’nün 2008/13732 Esas sayılı dosyasında trafik kaydına 15.09.2008’de haciz konulan ... plakalı aracın davacı tarafından 25.07.2008’de noterde yapılan sözleşme ile satın alındığı, hacizden önce mülkiyetin üçüncü kişiye geçtiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, üçüncü kişi ile takip borçluları arasında organik bağ bulunduğunu ve alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak satışın yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlular), davaya bir diyeceklerinin olmadığını, ancak aracın satışından sonra yasal süresinde tescil işlemini yaptırmayan davacının davanın açılmasına neden olan taraf olduğunu,bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacaklarını belirtmişlerdir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu aracın hacizden önce noterde yapılan sözleşme ile davacı tarafından satın alındığı, alacaklı tarafın satışın muvazaalı yapıldığı yönündeki iddiasını kanıtlayamadığı, re’sen toplanan delillerle de davacı ve borçlu arasında muvazaalı işlem yapılmasını gerektirecek bir bağ belirlenemediği “gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına, yasal koşulları oluşmadığından tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı (alacaklı) Tekstilbank A.Ş. vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İstihkak davalarında dava değeri alacak miktarı ile mahcuz malın değerinden hangisi az ise ona göre belirlenir. Nispi karar ve ilam harcı da buna göre belirlenen miktar üzerinden hesaplanır.
Öte yandan kamu düzeni ile ilgili hususlara aykırı davranılması aleyhe bozma yasağı kuralı kapsamı dışında kalır ve re’sen incelenebilir. Yargılama harçlarının noksan alınması da kamu düzenine ilişkin bir yanlışlık olup bozma nedenidir.
Somut olayda mahcuzun değeri olan 27.550,00.-TL üzerinden nispi karar ve ilam harcının hesaplanması gerektiğinin dikkate alınmaması hatalı olmuştur.
Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/10723, K. 2010/4592, 13 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama