KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2009/10727 E., 2010/569 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2010
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi ve davalı borçlu Baytaş Tekstil AŞ. Vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında yazılan talimat uyarınca ... İcra Müdürlüğü’nün 2007/7230 Talimat sayılı dosyasında yapılan, 05.03.2007 günlü hacze konu 28/1 8.100,00 TL değer belirlenen ipliği 02.03.2007 tarihli fason sözleşmesi ile ...’e verdiklerini, 30/2 iplik aşamasına ve 1.620 kg.a getirilmesinden sonra teslim alınacağı sırada, sevk irsaliyesinin ... tarafından sunulmasına rağmen haczedildiğini, belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, borçlu şirketin iş yerinde haczin yapılması nedeni ile mülkiyet karinesinin alacaklı yararına bulunduğunu, ispat yükü kendisine düşen davacının karinenin aksini kanıtlayamadığını,mahcuzlarla ilgili 4 ayrı kişinin istihkak iddiasında bulunduğunu,bir malın birden fazla malikinin bulunamayacağını, haciz mahallinde borçluya ait bir kısım evrakın da bulunduğunu,...’in borçlu şirket ortağı olan ... ile birlikte Asur Tekstil Ltd.Şti.nin ortağı olduğunu ve birden fazla şirketin haczin yapıldığı yerde faaliyet gösterdiğini, alacaklıdan mal kaçırmak için de danışıklı işlemler yapıldığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesini savunmuştur.
Davalı (borçlu Baytaş A.Ş.) vekili, haczin aynı binada borçluya ait bağımsız bölümlerde değil, Memiş İplik firmasına ait bodrum ve zemin katta bulunan üçüncü kişilere ait
mahcuzlara yönelik yapıldığını ve açılan davanın yerinde olduğunu belirtmiştir.
Davalı (...), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; “haciz sırasında borçluya ait kartelaların ve borçlu şirket etiketi taşıyan çuvalların bulunmuş olmasına göre ispat yükünün istihkak iddia eden davacıya düştüğü, bilirkişi raporunda davacıya ait ticari defterlerin kapanış tasdikinin bulunmadığının bildirilmesi karşısında üçüncü kişi yararına delil olamayacağının düşünüldüğü, dosyaya sunulan diğer delillerin ve tanık anlatımlarının da istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli nitelikte bulunmadığı” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş;hüküm,davacı (üçüncü kişi) vekili ve davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/10727, K. 2010/569, 28 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama