KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/1174 E., 2009/4022 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Elazığ Asliye 2. Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı borçlu ... aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek, borçlunun dava konusu taşınmazını diğer davalı oğlu ...’a devrine ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmemiş ve davaya cevap vermemişlerdir. Mahkemece, davalılar arasındaki akrabalık nedeniyle satış işleminin bağışlama hükmünde olduğu ve satış bedeli ile taşınmazın gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 3.kişi ...’ın borçlu ...’in oğlu olmasına İİY'nın 278/1 maddesinde bu derece akrabalar arasında yapılan tasarrufların bağışlama hükmünde sayıldığının ve iptale tabi olduğunun öngörülmesine, diğer taraftan ...’ın borçlu olan babası ...’in alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olması nedeniyle de tasarrufun iptali gerekeceğine (İİY.
280/II) buna ilaveten davalıya yapılan satışta edimler arasında aşırı fark bulunmasına, İİY'nın 278/2 maddesinde edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarrufun iptale tabi olduğunun öngörülmesine, 3. kişi tarafından taşınmazın tasarruf tarihindeki bilirkişilerce belirlenen gerçek değerinin ödendiğinin yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlanamamasına,
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/1174, K. 2009/4022, 8 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama