KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/132 E., 2009/2015 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline kasko sigortalı aracın, davalıların malik ve sürücüsü olduğu aracın tam kusurlu kullanımı sırasında meydana gelen kaza sonucu hasarlandığını belirtip, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, sigortalısına ödediği 4.937,00TL tazminatın ödeme gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., yetkiye, kusura ve hasara itiraz ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı..., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne, 4.937,00TL’nin ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigortasına dayalı rücuen tazminat istemine ilişindir.
Halefiyet ilkesi gereğince, sigortalı zarar sorumlusuna karşı tazminat davasını hangi yer mahkemesinde açması gerekiyor ise, kasko sigortacısında rücu davasını aynı yer mahkemesinde açması gerekir. Bir dava için birden fazla genel ve özeL yetkili mahkeme varsa, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda seçimlik hakkına sahiptir. Şayet, davacı davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden birinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açar ise, o zaman seçme hakkı davalıya geçer.
Somut olayda, davalılardan ..., süresi içerisinde yetki itirazında bulunmuş olup, HUMK.nun 9 ve 21. maddelerine göre, davalının ikametgahı ve kazanın olduğu yer Çorum'dur.Bu durumda, mahkemece davalı ... yararına yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/132, K. 2009/2015, 2 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama