KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/141 E., 2009/194 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
564 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı ... şirketi vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete ait park halindeki çekiciye, davalıların malik ve trafik sigortacısı oldukları kamyonun tam kusurlu çarpması sonucu hasar meydana geldiğini belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 1.100.00 YTL hasar bedeli, 200.00 YTL değer kaybı ve 200.00 YTL işgücü kaybı toplamı olan 1.500.00 YTL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında verdiği ıslah dilekçesi ile, bilirkişi raporu doğrultusunda hasar bedeline ilişkin talebini 1.176.37 YTL arttırarak toplam 2.616.37 YTL’na (davalı ... şirketi 2.276.37 YTL’den sorumlu olmak kaydıyla) yükseltmiştir.
Davalı ... Ltd.Şti., davaya cevap vermemiştir.
Davalı ... şirketi vekili, dava konusu kaza, karayolu sayılmayan yerlerden olan taşocağında meydana geldiğinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca hasarın teminat dışı olduğunu, değer kaybı ve işgücü kaybının poliçe teminatı dışında kaldığını, müvekkili şirket yönünden kaza tarihinden itibaren faiz istenemeyeceğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, olayda davalı tarafa ait araç sürücüsü tam kusurlu olduğundan, davanın kabulü ile, 2.616.37 YTL’nin 30.06.2006 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı ... şirketi
2.276.37 YTL’den sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmiş, hüküm davalı ... şirketi vekilince temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, olay yeri krokisi, dosyadaki bilgi ve belgelerden kazanın meydana geldiği yerin 2918 Sayılı KTK.’nun 2. ve 3. maddeleri uyarınca karayolunun uzantısı olduğunun anlaşılmasına göre, davalı ... şirketi vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-2918 sayılı KTK.’nun 99/1. ve ZMSS Genel Şartlarının B-2. maddesi uyarınca, sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü kendisine riziko ihbarı yapıldıktan itibaren 8 işgünü sonunda başlar. Davalı ... şirketine davadan önce ihbarda bulunulduğuna ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunmadığından, en erken ekspertiz raporunun düzenlendiği 14.11.2006 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü ile sigorta şirketi aleyhine bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmayıp, bozma nedeni ise de; bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, yerel mahkeme hükmünün HUMK’nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
3-Öte yandan, davacı vekili ıslah dilekçesinde, davalı ... şirketi yönünden değer kaybı ve işgücü kaybına ilişkin taleplerinden vazgeçmiştir. Mahkemece de, davalı ... şirketinin sadece hasar bedelinden sorumluluğuna karar verilmiştir. Bu durumda, kendisini vekille temsil ettiren davalı ... şirketi yararına, reddedilen değer kaybı ve işgücü kaybı toplamı üzerinden, A.A.Ü.T. uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru değil, kararın bu yönden de bozulması gerekmekte ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden, yerel mahkeme hükmünün HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/141, K. 2009/194, 26 Ocak 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama