KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/1417 E., 2009/4582 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
570 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm taraflar vekillerince temyiz edilmiş, davalı ... ..... vekilince de duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 23.6.2009 Salı günü davacı ... vekili Av. ....... ile davalı ....... vekili Av. ... ve davalı ... vekili Av. ... geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda müvekkilinin sürekli bedensel güç kaybına uğrayacak şekilde yaralandığını ileri sürerek, 7.500,00 YTL çalışma gücü kaybı, 7.500,00 YTL tedavi gideri ve bakıcı gideri ve 7.500,00 YTL manevi tazminatın sigorta şirketi maddi tazminattan sorumlu olacak şekilde davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile dava dilekçesindeki maddi tazminat talebini toplam 120.000,00 YTL olarak ıslah etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili, müvekkilinin maddi tazminattan limiti ile sorumlu olduğunu, temerrüde düşmediğini savunmuştur.
Davalı ....... vekili, kazanın meydana gelmesinde davacının asli kusurlu olduğunu, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, meydana gelen kazada davalının 6/8 oranında kusurlu olduğu, davacının %100 oranında sürekli bedensel güç kaybına uğradığı ve sürekli bakıcıya ihtiyacı olduğu gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, bilirkişi raporu hükme esas alınarak 120.000,00 YTL maddi tazminatın sigorta şirketi poliçe limiti ile sorumlu olacak şekilde davalılardan müteselislen tahsiline, 40.000,00 YTL manevi tazminatın davalı ... ....’den tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... .... vekili, davalı ... A.Ş vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre davacı vekilinin tüm, davalı ... ..... vekili ve davalı ... A.Ş vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, meydana gelen kaza sonucunda çalışma gücünü tamamen kaybetmiş olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmak suretiyle ıslah dilekçesi ile 120.000,00 YTL maddi tazminat talep etmiştir. Dosya kapsamından davacının kafeterya işlettiği ve motor tamiri yaptığı anlaşılmaktadır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının gelirinin asgari ücret düzeyinde ve asgari ücretin 1,5 katı oranında geliri olduğu varsayımı ile ayrı ayrı işgöremezlik tazminatı hesaplanmış, sonuç olarak her iki durumda da talep edilen tazminatın üzerinde tazminata ulaşılmıştır. Mahkemece kurulan hükümde, davacının gelirinin ne miktarda kabul edildiği, dolayısıyla bilirkişi tarafından hesaplanan hangi tazminat tutarının hükme esas alındığı belirtilmemiştir.
Oysa, gelirin asgari ücret düzeyinde kabul edilmesi halinde hesaplanan tazminatın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına karşın, davacının asgari ücret üzerinde gelir elde ettiğinin kabul edilebilmesi için, gelirin davacı tarafından kanıtlanması, ayrıca davacının işlettiği kafeteryanın davacının maluliyetinden sonra, başka kişiler çalıştırılmak suretiyle de işletilebileceğinin kabulü halinde davacının kazanç kaybının bu husus da dikkate alınarak belirlenmesi gerekir.
Mahkemece, denetime elverişli olmayacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/1417, K. 2009/4582, 23 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama