KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/214 E., 2009/174 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2009
- Mahkemesi
- Gaziosmanpaşa Asliye 1. Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, borçlu Fikri aleyhine icra takibi yapıldığını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek, borçlunun, İstanbul, Gaziosmanpaşa İlçesi, ... Mahalle, 1271 ada 7 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki dairesini diğer davalıya rayiç değerin çok altında bir bedelle satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, takibin kesinleştiği tarihten çok önce ve kredi sözleşmesinin yapılmasından kısa bir süre önce satışın yapılmış olduğu ve tasarrufun iptali şartlarının gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Davacı banka ile borçlu Fikri arasındaki kredi kartı üyelik sözleşmesi 25/02/2004 tarihinde imzalanmış olduğundan, alacaklı banka ile borçlu Fikri arasındaki temel ilişki bu tarihte başlamış sayılır ve borç ödemekten aciz hale düşmüş borçlunun alacaklıyı zarara sokan tasarrufi işlemleri için alacaklının tasarrufun iptali davası açması mümkündür. Dava konusu tasarruf 12/04/2004 tarihinde yapılmış olup, sözleşmenin imzalanmasından sonradır.
Hal böyle olunca mahkemece yapılan satışta edimler arasında aşırı fark bulunduğu, İİY'nın 278/2 maddesinde edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarrufun iptale tabi olduğunun öngörüldüğü, 3. kişi tarafından taşınmazın tasarruf tarihindeki bilirkişilerce belirlenen gerçek değerinin ödendiğinin yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlanamadığı, edimler arasında fahiş farkın bulunduğu hallerde 3. kişinin iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceği de nazara alınarak,
davanın kabulüne karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/214, K. 2009/174, 26 Ocak 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama