KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/2978 E., 2009/3396 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
466 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesi ile davalı borçlu ...'nün alacaklısından mal kaçırmak amacıyla Ankara/Gölbaşı, Velihimmet Köyü, 189 parselde kayıtlı taşınmazını 08.08.2003 tarihinde eşi davalı ...'ne sattığını, davalı borçlunun 2008/199 Esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptaline ilişkin davanın sonucu beklenerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının tashihine yer olmadan mauvzaalı olarak devir edildiğinin tespitine, tasarrufun iptaline, haciz ve satış yetkisi verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, tasarrufun tarihinin borçlanma tarihinden önce olduğunu, zamanaşımı nedeniyle davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre davalı borçlu hakkında kesinleşmiş bir icra takibi yokken 17.04.2008 tarihli haciz tutanağının geçici aciz belgesi yerine geçecek belge olarak kabulü mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK. 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu davaların dinlenebilmesi için kesinleşmiş bir takibin varlığı ile anılan Yasanın 143. maddesine göre düzenlenmiş kat'i aciz vesikası veya 105. maddeye uygun geçici aciz belgesi niteliğinde haciz tutanağının bulunması zorunludur.
Somut olayda; davanın dayanağı olan Gölbaşı İcra Müdürlüğünün 2008/199 E. sayılı takip dosyasında; davalı borçlunun itirazı üzerine 18.03.2008 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği, dava dilekçesi ve yargılama sırasındaki davacı vekilinin beyanından da mahkemenin 2008/219 esasına kayıtlı itirazın iptali davasının açıldığı ve derdest olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda ortada kesinleşmiş bir icra takibi bulunmayacağından borçlu hakkında haciz uygulaması da istenemez. ( İİK. md. 78) Dolayısıyla geçici aciz vesikası yerine geçerek alacaklıya tasarrufun iptali davası açma ... veren tutanak düzenlenemez (İİK.md.105) veya kesin aciz vesikası verilemez ( İİK. md.143) Kaldı ki; somut olayda 2008/199 esas sayılı takip dosyası yönünden verilmiş bir aciz belgesi de bu nedenle yoktur.
Davacı vekilinin aynı borçlu hakkında davacıya olan borcu nedeniyle başka bir takip (Korkuteli İcra Müdürlüğünün 2008/871 Esas) dosyası nedeniyle borçlu hakkında düzenlenmiş 17.04.2008 tarihli haciz tutanağının İİK. 105. madde kapsamında olduğunu belirtmiş ise de bu tutanağın 2008/199 Esas sayılı takip dosyası yönünden geçerliğini tartışmak takibin kesinleşmesinden sonra yani itirazın iptaline karar verilmesi halinde değerlendirilmesi gereken bir husustur.
O halde mahkemece yapılması gereken iş 2008/219 Esas sayılı itirazın iptali davasının bekletici mesele yapılarak icra takibinin kesinleşmesi halinde davanın esasına girilerek taraf delilleri toplanmalı ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Bu nedenle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir. Kabule göre de; dava önşart yokluğundan reddedildiğinden davalılar yararına AAÜT'nin 7. maddesi gereğince maktu vekalet ücreti yerine nisbi vekalet ücreti takdiri de doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/2978, K. 2009/3396, 20 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama