KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/3487 E., 2009/5757 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuen tazminat iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, davalıya trafik sigortalı olan aracın çarparak hasar verdiğini, sigortalısına ödenen 4.299 TL tazminatın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talep etmiştir.
Davalı vekili, sorumluluklarının poliçe limiti ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, istenilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kasko sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davacı ... vekili, sigortalı araçta meydana gelen hasarı sigortalısına ödeyerek karşılığında makbuz ve ibraname aldığını, bu suretle sigortalısına halef olduğunu savunarak, sigortalısının imzasını taşıyan 10.2.2006 tarihli "Teslim, ibra ve temlik belgesi" ile hasar ödenmesine ilişkin faturaları dosyaya sunmuştur.
Dosyaya sunulan ibranamede, miktar yazılmamakla birlikte, sigorta şirketinin her türlü dava ve talep hakkında ibra edildiği, kazada hasara uğrayan aracın onarılmış olarak Uyarlar Oto Servis İstasyonundan alındığı belirtilmiş olmasına ve aracın tamir edildiğinin Uyarlar Oto Servisi tarafından verilmiş faturalardan anlaşılmasına karşın, mahkemece, davacı tarafından ödeme belgesi ibraz edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; dosya içindeki uzman bilirkişi raporu, ibraname ve faturalar hep birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/3487, K. 2009/5757, 28 Eylül 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama