KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/3770 E., 2009/5539 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2009
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı ve davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili dava dilekçesi ile, İstanbul 3.İcra Müdürlüğünün 2003/11710 Esas sayılı dosyasından, davacı şirketin borçludan kiraladığı fabrikada ürettiği malların borçlu şirketin borcundan dolayı 27.07.2004 tarihinde haczedildiğini belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemişlerdir.
Davalı alacaklı vekili, usule uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Borçlu şirket vekili, duruşmada hacizli malların davacıya ait olduğunu, fabrikadaki makineleri işletmeci olarak davacıya kiraladıklarını beyan etmiştir.
Mahkemece, noter onaylı kira sözleşmesi ile davacının işyerini kiraladığı, sunulan faturaların istihkak iddiasını destekler nitelikte olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili ve davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
1.Davacı 3.kişinin 04.07.2007 tarihli temyiz dilekçesi, süresinde temyiz esas defterine kaydedilmediği gibi temyiz harcıda yatırılmamış olduğundan, usule uygun bulunmayan davacı 3.kişinin temyiz dilekçesinin İİK”nun 365.maddesi son fıkrası gereğince reddi gerekmiştir.
2.Dava konusu taşınır mallar, 27.07..2004 tarihinde, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği, 22.04.2004 tarihli borçluya ait fiyat listesinin bulunduğu ve borçlu şirket unvanının yazılı olduğu adreste haczedilmiştir. İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile davalı alacaklı yararınadır. Bu yasal karinenin aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerekmektedir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, borç kaynağı bono 08.04.2003 tarihinde düzenlenmiş olup, davacı 3.kişi işyerini ve borçluya ait markayı bu tarihten sonra 01.09.2003 tarihinde noter onaylı kira sözleşmesi ile borçludan kiraladığını ileri sürmüştür. 15.09.2003 tarihli haciz ve 02.04.2004 tarihli muhafaza sırasında borçlu şirket ortağı ... ...’in oğlu ... hazır olup, herhangi bir beyanda bulunulmamıştır. Öte yandan davacı 01.10.2003 tarihli Hizmet Akdi Kira sözleşmesi ile borçlu şirket çalışanlarını da kiralayarak aynı işyerinde çalışmalarının devamı sağlanmıştır.
Tüm bu maddi olgulardan, davacı 3.kişi ve borçlu arasında yapılan işlemlerin kira ilişkisi değil, alacaklılardan mal kaçırma amacına yönelik danışıklı işyeri devri niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Danışıklı işyeri devrinin alacaklının haklarını etkilemeyeceği açıktır.
Mahkemece bu maddi ve hukuku olgular dikkate alınmadan davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/3770, K. 2009/5539, 17 Eylül 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama