KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/4010 E., 2009/6904 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
386 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı belediyeye ait su borularının patlaması nedeniyle aracın zarar gördüğünü, tek taraflı kazada aracın hasar gördüğünü, hasar bedelinin sigortalıya ödenmediğini belirterek, 5.519,10 YTL'nin, temerrüt tarihi itibariyle kısa vadeli işlemlere uygulanan en yüksek faizi ile davalından tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, sigortalı sürücünün kazadan sonra araç ile seyrine devam ederek hasarın artmasına neden olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile 1.758,00YTL'nin dava tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Kasko sigorta şirketi hasar miktarına ilişkin belgelerin kendisine verilmesinden itibaren en geç 15 gün içinde gerekli incelemeleri tamamlayıp, hasar ve tazminat miktarını tespit edip sigortalıya bildirmek zorundadır. Dolayısıyla, sigortalı araçtaki hasarın belirlenmesi bir incelemeyi gerektirmektedir.
Bu nedenle, gerçek zararın tespitinden sonra sigorta şirketinin temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Dosya içeriğine göre davacı vekili tarafından davalı ... şirketine başvuru yapılarak hasar bedelinin belirlenmesi için ekspertiz raporu alındığına dair bilgi ve belge ibraz edilmediğine göre, davalı ... şirketinin dava tarihi olan 16.1.2006 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerekir.
Mahkemece gerekçeli kararda dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiş ise de karar başlığında dava tarihi olarak Yargıtay bozma ilamından sonraki kayıt tarihinin belirtilmiş olması doğru değil bozma nedeni ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK.nun 438/7.maddesi gereğince hükmün düzeltilmesi uygun görülmüştür.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/4010, K. 2009/6904, 27 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama