KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/4487 E., 2009/5822 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2009
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
502 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ve davalı vekilince de duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 29.9.2009 Salı günü davacı ve davalılardan gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda ...’in hayatını kaybettiğini, müteveffanın eşi tarafından tazminat alacağının müvekkiline noterde temlik edildiğini ileri sürerek, 6.000,00 YTL destekten yoksun kalma tazminatının, ihbar tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile, dava dilekçesinde saklı tutulan fazlaya ilişkin istemine yönelik 44.226,80 YTL destekten yoksun kalma tazminatının, kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müteveffanın kendi kusuru ile kazanın meydana gelmesine neden olduğunu, müvekkilinin poliçe limiti ile sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün tam kusurlu oluğu, müteveffanın kusuru bulunmadığı; ancak, araçta hatır için taşındığının anlaşıldığı gerekçesi ile, bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne, 6.000,00YTL’nin
sigorta temerrüt tarihi olan 27.06.2006 tarihinden, 34.181,44 YTL’nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ...vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
TTK.nun 1299/1.maddesi yollamasıyla aynı kanunun 1292/1, 2918 sayılı KTK.nun 98/1, 99/1.maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B.2. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı ... şirketi tazminat talebinin tamamı yönünden dava açılmadan önce temerrüde düşürülmüş, mahkemece ihbarın tebliğ tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası değil, ihbarda belirtilen 3 gün sonrası temerrüt tarihi olarak belirlenmiş; ancak, anılan husus davalı tarafından temyize konu edilmemiştir. Bu nedenle davalı ... şirketinin tazminatın tamamı yönünden 27.06.2006 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerekir.
Mahkemece anılan husus gözardı edilerek tazminatın ıslah ile artırılan kısmı yönünden ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanması doğru görülmemiş ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün, HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/4487, K. 2009/5822, 29 Eylül 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama