KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/453 E., 2009/1052 K.·-y Argıtayilamı –
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2009
Karar Metni
506 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... ile davalılar ... AŞ. arasında görülen davada Ankara 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.11.2007 gün ve 2006/500, 2007/300 sayılı kararı bozan Daire’nin 22.09.2008 gün ve 2008/2169-2008/4203 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın müvekkiline çarparak yaralanmasına neden olduğunu ileri sürerek, 1.000,00 YTL maddi ve 15.000,00 YTL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davacının davalı araç sürücüsünden şikayetçi olmayacağını ve her hangi bir talepte bulunmayacağına ilişkin beyanının HUMK’nun 91’inci maddesi uyarınca feragat hükmünde olduğu gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizce, davacının verdiği ibranameye göre maddi tazminat hakkından feragat ettiğinin anlaşıldığı ve daha fazla zararı olduğunun kanıtlanmadığı bu anlamda mahkeme hükmünde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak söz konusu belgede davacının manevi tazminat isteminden vazgeçtiğine dair açık bir ifade bulunmadığından uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, davacı vekili bu defa karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Sorumluluğa İlişkin Anlaşmalar” başlıklı 111’nci maddesinde, tazminat miktarlarına ilişkin anlaşmaların iptali koşulu belirlenmiştir. Anılan düzenlemeye göre, bu Kanun’da öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasa’nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı 21.09.2005 tarihinde davalı ...’dan tazminat talebinde bulunmayacağına ilişkin bir belge düzenlemiş olup, kendisine tazminat ödenip ödenmediği ya da ödenmiş ise ne miktarda olduğu belirtilmemiştir. Bu durumda davacının tazminat isteminin, düzenlediği soyut ibranın geçersizliğine dayalı tazminat istemi olduğunun ve ibranamenin 2918 sayılı yasanın 111. maddesi uyarınca geçersiz olduğunun kabulü gerekir.
Mahkemece, davacının kaza sonrasında yaralanmasına bağlı maddi tazminat talebinin, davacı vekilinin son celsede alınan, “maddi tazminat isteminin müvekkilinin kazandığı sınavın mülhakatına girememesi nedeni ile oluşan zararı” olarak açıklaması yeterli açıklıkta olmadığından, maddi tazminat isteminin neye ilişkin olduğu tekrar açıklatılmak suretiyle maddi tazminat miktarının tayini hususunda bilirkişi raporu alınarak, davalı tarafından ödeme yapılmış ise de, bu husus da nazara alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile maddi tazminat isteminin reddi doğru olmamış, bu nedenle Dairemizin bozma ilamının 1 numaralı bendinde yazılı temyiz itirazını reddine ilişkin kararın kaldırılması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/453, K. 2009/1052, 3 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama