KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/5369 E., 2009/7437 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2009
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Davacı (3.Kişi)
- ... Kristal Ltd.Şti.
- Davalı(Alacaklı)
- ...
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, İstanbul 2. İcra Müdürlüğü’nün 2008/ 8281 Esas sayılı dosyasında yazılan talimat uyarınca, İskenderun 2.İcra Müdürlüğü’nün 2008/345 Talimat sayılı dosyasında yapılan 23.05.2008 günlü hacze konu menkullerin davacı şirkete ait olduğunu, borçlu ile ilgisinin bulunmadığını belirterek, istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi de sunmamıştır.
Mahkemece toplanan delillere göre alacaklı tarafın yokluğunda yapılan yargılama sonucunda; “sunulan vergi levhası ve ticaret sicil kaydına göre haczin yapıldığı yerin ve mahcuzların davacıya ait olduğu” gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına ve alacağın %40’ı oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı (alacaklı) vekili tarafından, duruşma gün ve saati kendilerine bildirilmeden yokluklarında yapılan yargılama ile savunma ve kanıt ileri sürme haklarının kısıtlandığı, esasa ilişkin de verilen kararın hatalı olduğu gerekçesi ile temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
../...
-2- 2009/5369 2009/7437
Somut olayda duruşma gün ve saatini gösterir davetiye, davalı (alacaklı) vekilinin dosya içerisinde bilinen, siciline göre de Baroda kayıtlı adresine gönderilmemiştir. Böylece oturumları takip ederek savunmasını yapma ve kanıtlarını ileri sürme olanağı kendisine tanınmadan gıyabında yapılan yargılama ile hüküm kurulmuştur. HUMK 73. maddesi gereği hakim kanunun gösterdiği istisnalar haricinde her iki tarafı dinlemeden veyahut iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere uygun davet etmedikçe hükmünü veremez.
Bu durum Anayasa’nın 36/1. maddesinde teminat alınan savunma hakkı ile (18.05.1954 tarihinde ana metnini imzalayıp, 25.09.1989 tarih,89/14563 sayılı kararnameyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bağlayıcı yetkisini tanıyan Ülkemizde de geçerlilik kazanmış bulunan AİHS’nin 6. maddesinde de düzenlenen) adil yargılanma hakkına aykırılık teşkil etmektedir.
2.Bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazları bu aşamada incelenmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/5369, K. 2009/7437, 12 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama