KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/6015 E., 2009/5518 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
257 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı tazminat davasının reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı RCT Varlık Yönetim A.Ş. Vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, davalılardan ...’in müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını; ancak, alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kendisine ait taşınmazı diğer davalı ...’na sattığını öne sürerek, yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılardan ..., taşınmazı işyeri ihtiyacı nedeniyle bedelini ödemek suretiyle satın aldığını ve iyi niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece ivazlar arasında fahiş fark bulunmaması ve davalı 3. kişi Neslişah’ın kötü niyetinin kanıtlanamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, alacağı temlik alan RCT Varlık Yönetim A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılan tasarrufun iptali istemine ilişkin olup mahkeme kararı hükmü temyiz eden RCT Varlık A.Ş.'nin alacağı temlik aldığı T.M.S.F. vekiline 28.08.2008 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise HUMK’nun 432/1. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 12.12.2008 tarihinde verilmiştir. Mahkemece davacı tarafa ikinci kez gerekçeli karar tebliğ edilmişse de yapılan ikinci tebligat yasal olarak her hangi bir hüküm ifade etmemektedir. Bu nedenle süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/6015, K. 2009/5518, 17 Eylül 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama