KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2009/6640 E., 2010/789 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekil, davalıların işleteni ve sürücüsü oldukları aracın trafik kazası sonucunda, müvekkiline ait araçta hasara neden olduğunu ve hasarın tespit edildiğini ileri sürerek, araç hasarı, nakliye ücreti, fotoğraf ücreti ve ihtarname gideri olmak üzere toplam 5.483,21 TL.'nın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin kazaya karışan aracı olaydan iki yıl önce haricen satmış olduğunu, davanın reddini savunmuş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ... hakkındaki davanın kazaya karışan aracı kaza tarihinden önce haricen satmış olması ve aracın işleteni olmaması nedeniyle husumet yönünden reddine, davalı ... hakkındaki davanın ise kısmen kabulü ile 4.573,02 TL araç hasarı, 220,00 TL nakliye ücreti, 37,50 TL fotoğraf ücreti ve 181,59 TL ihtarnamen gideri olmak üzere toplam 5.012,11 TL tazminatın 19.7.2004 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 20/d maddesinde “Tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirleri, aracın motorlu taşıtlar vergisi borcu bulunmadığına dair belgenin ibrazı halinde araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi esas alınarak noterlerce yapılır.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda; Noterce yapılmış geçerli bir araç satış ve devir işlemi bulunmadığından ve harici satış geçersiz olduğundan, davalı ...'ın aracın işleteni sıfatı ile sorumlu olduğu gözetilmeden, bu davalı yönünden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/6640, K. 2010/789, 4 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama