KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2009/7354 E., 2010/1459 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan aracın, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın çarpması sonucunda hasar gördüğünü, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalıya ödendiği ileri sürerek, ödenen 3.150,00 TL’nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün 6/8 oranında kusurlu olduğu gerekçesi ile, bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Davalı zarar sorumluları, sigortalının gerçek zararını ödemekle
yükümlüdürler. Bu nedenle önce gerçek zarar tutarı belirlenip, davalıların ödemekle yükümlü oldukları tutar Kusur oranına göre belirlendikten sonra, varsa davacıya yapılan ödemeler de mahsup edilerek bulunacak sonuca göre karar verilmelidir. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, bulunan araç hasarı tutarından, önce dava dışı trafik sigortası tarafından ödenen tazminat tutarı mahsup edilmiş, daha sonra da kusur oranı uygulanmış olması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/7354, K. 2010/1459, 23 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama