KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2009/7612 E., 2010/861 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Beyoğlu Asliye 1.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların sürücü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın müvekkilinin içinde bulunduğu araca çarpması nedeniyle müvekkilinin yaralandığını, zarar gördüğünü ileri sürerek, 4.083,08 TL tedavi gideri ve 20.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, kısmen ödeme yaptıklarını ve istemin fahiş olduğunu savunmuştur.
Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde, kusuru kabul etmediklerini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davalı sürücünün % 75 tam kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.527,31 TL maddi tazminatın her iki davalıdan ve 5.000,00 TL manevi tazminatının davalı ...’tan temerrüt faiziyle tahsilsine karar verilmiş; hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin tüm, duğer davalı ... vekilinin, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasına dayalı maddi ve manev tazminat istemine ilişkindir.
BK.nun 47. Maddesinde, "Hakim, hususi halleri nazara alarak cismani zarara düçar olan kimseye yahut adam öldüğü takdirde ölünün ailesine manevi zarar namiyle adalete muafık tazminat verilmesine karar verebilir" hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda, manevi tazminat, bir ceza ya da gerçek anlamda bir tazminat olmayıp, zarara uğrayan kişinin manevi ıstırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araç olacabileceğini belirtmiştir.
Bu durumda, mahkemece, BK'nın 47. maddesi hükmü ve İçtihadı Birleştirme Kararı da nazara alınarak, olayın oluş şekli, kusur durumları, olay esnasında ve sonrasında duyulacak elem ve ısdırap, tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak davacı yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde fazla tazminata karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/7612, K. 2010/861, 8 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama