KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/8028 E., 2009/6767 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı ... aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek borçlunun dava konusu taşınmazını muris ...’e satışına devrine ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ..., ... ve ... vekili yetki itirazında bulunarak davanın reddini savunmuşlardır.
Diğer davalı borçlu usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmemiş ve cevap vermemiştir.
Mahkemece, karı-koca arasındaki ivazlı tasarrufların bağışlama hükmünde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davalar ayni değil, şahsi davalardır. Bu nedenle tasarrufun iptali davaları genel yetki kurallarına göre davalının ikametgahı mahkemesinde görülür. (HUMK 9.md) Davalılar birden fazla ise dava davalılardan birinin yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabilir. Bu ihtimalde davacı, davalılar ile aynı yerde oturuyorlarsa davasını orada, ayrı ayrı yerlerde oturuyorsa seçimlik hakkını kullanarak dilerse borçlunun, dilerse borçlu ile hukuki işlemde bulunan 3.şahsın yerleşim yeri mahkemesinde davasını açabilir. Davanın konusu taşınmaz olsa bile, taşınmazlara ilişkin kesin yetki kurallarını düzenleyen HUMK'nun 13. maddesi hükmü bu davalarda uygulanmaz.
Somut olayda davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından süresinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunarak yetkili mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu belirtmiştir. Davacı tarafça, ilanen tebliğ ile davaya dahil edilen, davalı borçlunun adresi de Çeşme ilçesinde değil Turgutlu ilçesindedir. Diğer bir anlatımla davalılardan hiçbiri Çeşme’de oturmamaktadırlar. Taşınmazın Çeşme ilçesinde bulunması da mahkemeyi yetkili duruma getirmez. Hal böyle olunca mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın esasına girilerek hükem tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/8028, K. 2009/6767, 26 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama