KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/8140 E., 2010/2680 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın tek taraflı trafik kazasında hasarlandığını, ihbara rağmen davalı şirketin hasar bedelini ödemediğini belirterek 41.448,18 TL hasar tutarının olay tarihinden işleyecek ticari faizle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili sürcü değişikliği yapıldığını gerçek sürücünün alkollü ya da ehliyetsiz olması halinde sürücü değişikliği cihetine gidildiğini, hasarın teminat kapsamında bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 31.500 TL alacağnı 10.9.2007 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temerrüt faizinin başlangıç tarihi ve faiz oranı yönünden temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.1 maddesi gereğince sigortacının hasar miktarına ilişkin belgelerin kendisine verilmesinden itibaren en geç 15 gün içinde gerekli incelemeler tamamlayıp hasar ve
tazminat miktarını tesbit edip sigortalıya bildirmek zorunda olmasına, davacının 10.9.2007 tarihinden önce davalı ... şirketini temerrüde düşürdüğüne dair belge ibraz etmemiş bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta poliçesiyle sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortacıdan tazmini istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki ilişkinin Ticaret Kanunun'da düzenlenen sigorta sözleşmesinden kaynaklanmasına ve bu tür sözleşmelerin TTK'nun 3 ve 4. maddeleri hükümleri gereğince mutlak ticari işlerden olmasına göre dava dilekçesinde talep edilen ticari faize hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde yasal faize karar verilmesi doğru değil bozma sebebi ise de, bu yöndeki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, HUMK.nun 438/7 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/8140, K. 2010/2680, 25 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama