KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/8488 E., 2010/6305 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Konya Asliye 3. Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
680 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı ... vekili ile katılma yoluyla davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların sürücü, işleten ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı oldukları aracın neden olduğu kazada müvekkilinin yaralandığını, bu suretle zarar gördüğünü ileri sürerek, ıslahla birlikte toplam 8.537,00 TL maddi ve 9.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sürücü vekili, ceza davasının beklenmesi gerektiğini ve istemin fazla olduğunu savunmuştur.
Davalı ... vekili, kusur ve limite göre sorumlu olduklarını savunmuştur.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, 8.537 TL maddi tazminatın tüm davalılardan ve 4.000,00 TL manevi tazminatın ise sürücü ve işletenden yasal faizleriyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili ile katılma yoluyla davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacı vekilinin kararı davalı sigortanın temyizi üzerine katılma yoluyla temyiz etmiş olması nedeniyle diğer davalılara ilişkin hükmü temyiz etmesinin mümkün bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki 2 numaralı bent, davalı ... vekilinin ise 3 numaralı bent kapsamı dışındaki yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2/A-Dava, trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin temyizi bakımından, mahkemece hem davalı ... ve hem de diğer davlılar bakımından ıslahla artırılan kısım için ıslah tarihinden faize hükmedilmiş olup, buna ilişkin hüküm esasen doğru değildir.
Zira davaya konu alacağı doğuran sebep, haksız eylem olup, BK'nın 41. ve devamı maddelerine göre, zarardan sorumlu olanlar bakımından haksız eylemin meydana geldiği tarihte temerrüt oluşur, Davalı ... bakımından ise TTK’nın 1299/1. maddesi yollamasıyla aynı kanunun 1292/1. maddesi ile 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B 2/a maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir.
Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise dava veya takip tarihinde temerrüt gerçekleşir. Zira, davalı ... ile davacı arasındaki hukuki ilişki sözleşme ilişkisi değildir. Borcun nedeni haksız eylemdir. Yukarıda anılan hükümlere göre, davalı ... şirketi bakımından temerrüt faizinin başlangıcını oluşturan ihbar yükümlülüğünde esas olan, zarar miktarı değil kazanın ihbar edilmesidir.
Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğunda olur. Bu itibarla, sigortaya başvuru yapılması veya dava açılmasıyla; kaza, davalı sigortaya ihbar edilmiş olacağından, anılan hükümlerde öngörülen koşullar yerine getirilmiş olacaktır.
Bu durumda mahkemece, davalı ... bakımından yukarıda açıklanan hükümlere göre temerrüdün araştırılması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazlı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
B-Vekalet ücretine ilişkin olarak ise; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 3/2. maddesi gereğince, davanın aynı nedenle reddedilmesi halinde davalılar yararını tek vekalet ücreti hükmedilmesi gerekli olup, bu hükme aykırı olarak daha fazla vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
3/A-Davalı sigortanın temyizine gelince; yukarıda da açıklandığı üzere, anılan yasa hükümlerine göre, davalı sigortanın sorumluluğu kaza tarihinden değil rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortaya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü sonrasında, sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise dava veya takip tarihinde temerrüt gerçekleşecektir. Mahkemece, bu hükümlere aykırı olarak, davalı ... bakımından kısmen kaza tarihinden faiz uygulanması doğru olmamıştır.
B-Diğer yandan, davacı vekili, davalının % 80 kusurlu olduğuna dayanılarak, 8.537,00 TL maddi tazminat istenilmiş, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davalının 7/8 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek, buna göre belirlenen tazminata göre hüküm kurulmuştur.
Oysa mahkemece, davacının istemini oluştururken % 80 kusur ile kendini bağladığı gözetilerek, bu durumda hesaplanan tazminattan % 20 oranda kusur indirimi yapılarak, belirlenecek meblağa göre hüküm kurulması gerekirken, HUMK.nun 74. maddesinde yazılı taleple bağlılık ilkesi dikkate alınmamak suretiyle, talep aşılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/8488, K. 2010/6305, 5 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama