KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/8780 E., 2010/1728 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2010
- Mahkemesi
- Aydın Asliye 1. Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
436 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı ... dışındaki taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların sürücü, işleten ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı oldukları aracın müvekkilinin kullandığı motorsiklete çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını, kazada davalı sürücünün tam kusurlu ve davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, ıslahla birlikte toplam 6.237,84 TL maddi ve 70.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan temerrüt faizleriyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili, limit ve kusur oranında sorumlu olduklarını savunmuştur.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporu ve kusur durumuna göre, davalı sürücünün 8/8 kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 6.237,84 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın, davalı sigortanın maddi tazminattan poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olarak temerrüt faizleriyle davalılardan tahsiline, karar verilmiş; hüküm davalı ... dışındaki taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı ve davalı ...'ın tüm
davalı sigorta vekilinin aşağıdaki bendi kapsamı dışında kalan sair tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesine dayalı destek tazminatı istemine ilişkindir.
TTK’nın 1299/1. maddesi yollamasıyla aynı kanunun 1292/1. maddesi ile 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi ve olay tarihinde geçerli olan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B 2/a maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Dava tarihine kadar bir başvuru yapılmamış ise temerrüt dava veya varsa icra takibi ile oluşacaktır. Bu açıklamalara göre, davalı sigorta bakımından olay tarihinden temerrüt faizi uygulanması doğru değildir.
Somut olayda dava dışı acentenin 27.06.2007 tarihli üst yazısı ile kazadan sonra davalı sigortaya başvuru yapıldığı anlaşılmakta ise de tam olarak hangi tarihte başvuru yapıldığı ve başvurunun yukarıda açıklanan ilkelere uygun yapılıp yapılmadığı anlaşılamamaktadır. Bu itibarla, mahkemece davalı sigortaya yapılan başvuru hususu araştırılarak, sonucuna göre temerrüt tarihinin belirlenmesi ve buna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/8780, K. 2010/1728, 1 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama