KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2009/9291 E., 2010/223 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2010
- Mahkemesi
- ... Asliye 2.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalıların işleteni ve sürücüsü bulundukları iş makinesine arkadan çarptığını, olaya ilişkin olarak düzenlenen kaza tutanağındaki kusur oranının doğru olmadığını, iş makinesinin ışık donanımlarının eksik olduğunu ve gerekli tedbirler alınmadan trafiğe çıkarıldığını ileri sürüp, maddi ve manevi talep haklarını saklı tutarak, olayda tarafların kusur oranlarının tespitine ... verilmesini talep etmiş, 03.7.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile 15.000,00TL dava değeri üzerinden davayı ıslah ettiklerini bildirmiştir.
Davalı idare vekili, davanın reddini istemiş,diğer davalı ise cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacının tespit talebinin kabulü ile davacının olayda % 100 kusurlu olduğunun tespitine dair verilen ... davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairenin 06.3.2008 gün ve 2007/4733-2008/1046 sayılı kararı ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı vekili tarafından dava ... davasına dönüştürülmek suretiyle ıslah edilmiş olup, olayda davacı tam kusurlu olduğundan davanın esastan reddine ... verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasının meydana gelmesinde tarafların kusur oranlarının tespitine ilişkindir.
... İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1948 gün ve E: 1944/10 K: 1948/3 sayılı kararı ile 04.2.1996 gün ve 10/3 Sayılı İctihadı Birleştirme Kararı uyarınca uyarınca, hükmün ...'ca bozulmasından sonra ıslah mümkün değildir.
Bozmadan sonra ileri sürülecek ıslah istemi bozmayla meydana gelmiş usuli kazanılmış hakları zedeleyebilir. Mahkemece bu yön gözden kaçırılarak, Daire bozma kararından sonra yapılan ıslah isteğinin kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup hükmün bozulması gerekmiştir.
Bozma nedenine göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/9291, K. 2010/223, 21 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama