KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/9352 E., 2010/2229 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
432 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalı taraflara ait araç sürücülerinin kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada desteklerinin öldüğünü açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak davacı ... için 20.000 TL ,diğer davacılar için 15.000 er TL manevi ve her bir davacı için 2.000 er TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen (davalı ... sadece maddi tazminattan sorumlu olarak) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ve ..., davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin Bucak Asliye Hukuk Mahkemesinin olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; haksız eylem birden çok kişi tarafından işlendiğinden yetkili mahkemenin haksız eylemin meydana geldiği yer mahkemesi olduğu gerekçesi ile mahkemenin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin Bucak AHM olduğuna karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
HUMK'nun 9/3. Maddesine göre, bir davada davalı birden fazla ise dava bunlardan birinin ikametgahı mahkemesinde açılabileceği gibi, aynı kanunun 21.maddesi uyarınca, haksız fiilin bulunduğu yer mahkemesinde de açılabileceği ifade edilmiştir.
Diğer yandan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 110.maddesinde özel yetki kuralı getirilmiş olup, "motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini
yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinde birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." hükmüne yer verilmiştir.
Bu madde hükmüne göre, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, Zorunlu ve İhtiyari Sorumluluk Sigortası yapan şirketler aleyhinede işleten ve sürücü ile birlikte açılması halinde, hem bu kanun, hem de HUMK'nun 9.maddesi uyarınca bu davalılardan birinin ikametgahı mahkemesinde açılabilir. Karayolları Trafik Kanununun 10.maddesinin son cümlesinde yer alan, "kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de dava açılabileceği" kuralı, kesin yetki kuralı olmayıp, davacıya tanınan bir seçimlik haktır.
Bir dava için birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda seçimlik hakkına sahiptir. Davacı, bu genel ve özel mahkemelerden hiç birisinde dava açmaz, yetkisiz bir mahkemede dava açarsa, o zaman seçimlik hakkı davalılara geçer.
Somut olaya gelince; trafik kazası Bucak ilçesinde meydana gelmiştir. Ancak, davacılar vekili davayı, sigortacının bir acenteden daha yetkili organı olan İç Anadolu Bölge Müdürlüğünün bulunduğu Ankara’da açtığı gözetilerek yetki itirazının reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/9352, K. 2010/2229, 15 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama