KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/9441 E., 2010/4888 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı (Borçlu) ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (3.kişi) vekili, Eskişehir 1.İcra Müdürlüğünün 2008/2136 Esas sayılı dosyasından, davalı (borçlu) Turgut'un borcundan dolayı yapılan takipte, müvekkiline ait ... plakalı araç üzerine haciz konulduğunu ve aracın borçlu ile ilgisinin bulunmadığını belirterek, istihkak iddiasının kabulü ile araç üzerindeki haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı (borçlu) adına dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre; haczedilen ... plakalı aracın haciz tarihinden çok önce davacı adına kayıtlı olduğunun resmi evrakla anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne ile mahcuz araç üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı (borçlu) ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
HUMK.nun 73.maddesinin açık hükmüne göre; kanunun gösterdiği istisnalar haricinde (HUMK.nun 7, 36/1, 105/2, 372 vb.) hakim davanın taraflarını dinlemeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için yasaya uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez.
2010/9441
2010/4888
Somut olayda; davalı borçlu ...'ya dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilmemiştir. O halde, adı geçen davalıya T.C.Anayasasının 36.maddesinde de açıklanan savunma hakkını kullanabilmesi için, dava dilekçesi ve duruşma davetiyesinin Tebligat Yasası ve ilgili Tüzük hükümlerine uygun şekilde tebliğ edilmesi, taraf teşkili yapıldıktan sonra işin esasına girilmesi gerekirken, davalı tarafın savunma hakkı engellenmek suretiyle, yokluğunda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bozma neden ve şekline göre, davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/9441, K. 2010/4888, 31 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama